Engin Solakoğlu: ABD önerisi Ukrayna açısından neredeyse koşulsuz bir teslim planı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Buna Trump planı mı diyeceğimiz yoksa başkanın özel temsilcisi Witkoff’un adıyla mı anacağımız büyük ölçüde alınacak sonuca bağlı olacak. Benim tahminim başarılı olur da savaşı bir süreliğine dahi olsa durdurursa Trump planı adını alacak, aksi durumda Witkoff Planı.

Evet, elimizdeki metne bakarak ABD önerisinin Ukrayna açısından neredeyse koşulsuz bir teslim planı olduğunu söyleyebiliriz. Olağan koşullarda böyle bir metne imza atan hükümetin sürgünde olması gerekirdi. Daha açık bir deyişle, Ukrayna’nın Rus orduları, dört bir yanı sarılmış Kiev’in önüne geldiğinde, örnek olsun birkaç saat önce bir İngiliz helikopteriyle Varşova’ya kaçmış Zelenski hükümetinin imzalayacağı metin sanırım buna yakın bir şey olurdu.

Ukrayna’daki rejimi, Zelenski’yi filan bir yana bırakalım şimdilik. Trump için bunların fazla bir önemi olmadığını biliyoruz. Şayet bu plan gerçekse, ABD bu adımıyla Avrupa’yı Ukrayna cephesinde ikinci kez ofsaytta bırakmış oluyor. Savaşın başlaması yüzünden ağır bir ekonomik maliyet altına giren bu yüzden de en azından bir süre Biden yönetiminin savaşa destek baskısına direnmeye çalışan Avrupa, bu kez de Trump’ın savaşı bir an önce bitirme çabası yüzünden son durumda.

İnsanın aklına ister istemez acaba Trump bu manevrayı hiç sevmediği Avrupa’ya bir darbe daha vurmak için mi yaptı sorusu geliyor. Bir yanıyla çok gayrı ciddi görünüyor ama işin içinde Trump olunca ciddiyet aramanın çok da anlamı bulunmayabilir.

Uzun sözün kısası, bu planın hayata geçip geçmeyeceği kadar neyi amaçladığı ve nelere yol açacağı da belirsizdir.

Alıştık nasıl olsa, o yüzden çekinmeyin yöneltin meşum soruyu: “Eee, sen barışa karşı mısın?”

Barış sözcüğünün olur olmaz kullanılmasına karşıyım.

Engin Solakoğlu’nun yazısı