Ümit Akçay: Döviz-faiz kıskacıyla tanımlanan açmaz

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Şimşek koordinasyonunda 2023 sonrasında uygulanmaya başlanan istikrar programı, firmalar açısından döviz kredisini yeniden cazip hale getirdi.

Dolayısıyla bugün döviz kredilerinin tarihi zirveye ulaşması, 2018’de yaşanan krizin dinamiklerinin yeniden üretildiğini gösteriyor. TL’nin reel olarak değerlenmesi kısa vadede enflasyonu frenliyor olabilir, ancak uzun vadede dövizle borçlanmayı cazip hale getirerek bağımlı finansallaşma döngüsünü yeniden üretiyor.

Döviz-faiz kıskacıyla tanımlanan bu açmaza, mevcut istikrar programının nasıl sonlandırılacağına dair bir perspektifin, yani bir ‘çıkış planının’ olmaması da eklenince, önümüzde Türkiye ekonomisinin temel sorunlarının daha da derinleşeceği bir dönemin bizi beklediğini öngörmek zor olmasa gerek.

Ümit Akçay’ın yazısı