Çerçeve | La Conversation – Henri Matisse

EMRE ZOR

@zor_emre01

20’nci yüzyılın en önemli ressamlarından Henri Matisse’in, masmavi bir fonun önünde eşi Amélie’yle kendisini sessiz bir yüzleşme anında resmettiği tablosu. 

La Conversation [Sohbet (1908-1912)] 

Matisse ilişkideki bütün duyguları tek bir çarşafa dolayıp mikrofonu parlak renklere veriyor. Masmavi bir okyanusta denge arayan ikilinin arasında, o hep huzurla tınlayan geçmiş sırıtıyor: Cennet bahçesi. 

Bahçede şehvetin kırmızı noktalarını taşıyan mavilikler ilişkinin giderek çatırdayan omurgasına benziyor. Matisse, tablodaki baskın maviye yakın çizgili pijamasıyla eşinin karşısında tahta kukla gibi dikilmiş.

Amélie’yse mavi bir sandalyede, siyaha bürülü. Alnında bile siyah leke var. Göğsünde bahçenin yeşilini taşıyor. Vücudu kıvrımlı, başı meydan okurcasına dik. İkilinin vücut biçimlerindeki bu karşıtlık bahçede de görülüyor. 

Gelgelelim bir sorgu, bir çirkin hesap-sorma yok. Geçmişin ‘cennet’ tasında eritilip illüzyona çevrildiği noktada, onu hep bir köşede tutarak, eşitlerarasında bir yüzleşme tasvir ediliyor. 

Bir resme bakmadan önce neyle uğraştığınız, nasıl hissettiğiniz illa perspektifinize şekil verir. Bir tabloya objektif yorumlar takıştırmak mümkün değil. Sanat laboratuvara sokulamaz, sokulmamalı. Fakat günün haberlerini okuduktan sonra, hele bu curcunada, bir tabloyu duyabilmek hakikaten zor. 

Matisse renkleri ayağa kaldırmanın, duyumsatmanın ve onlardan bir ‘abece’ kurmanın peşinde. Belki de ayrıntıların hakikati nasıl bulandırdığını bildiği için, pusulasının renkli ucunu sadeliğe çeviriyor. 

Bu sadelik bir kaybı anlatıyor sanki. Zarif ve gürültüsüz. Artık bütün anılar siyah bir korkuluğun arkasında, hafıza oyunlarının da eşlik ettiği uzak ama habire yenilenen sahte bir cennetten ibaret. Heyheysiz bir yüzleşmenin arasında beliren ‘cennet bahçesi’, evliliğin giderek silinen ayak izleri gibi.

Biyografi yazarı Hilary Spurling’e göre Matisse, sırf çizgi ve renk sadeliğini yakalamak için ‘La Conversation’a dört yılını vermiş. ‘Zihni iyi bir koltuk gibi gevşeten, yatıştıran’ bir eser yaratmak arzusuyla… 

1897’de henüz tanıştıkları dönem Amélie’ye şöyle demiş: ‘‘Sizi hakikaten çok seviyorum, ama resim yapmayı hep daha çok seveceğim.’’ 

Matisse o dönem Hindistan’daki çay yetiştiricilerin giysisi diye ithal edilen pijamaları öyle sevmişti ki, resim yaparken bile üstünden çıkarmıyordu. 

‘La Conversation’ Rusya’nın Saint Petersburg şehrindeki Hermitage Museum’un koleksiyonunda yer alıyor.  

Fransız ressam Henri Matisse (1869-1954)

Duy da inanma!

Matisse’in 1953’te resmettiği ‘Le Bateau’ (Tekne) tablosu, 1961’de New York Modern Sanat Müzesi’nde (MoMA) tam 47 gün boyunca ters asılı sergilendi.

Tablonun başaşağı asıldığını fark eden bir borsacıydı! Genevieve Habert, durumu The New York Times gazetesine yazınca müze hatayı fark edip tabloyu hemen düzeltti.

‘Le Bateau’nun ters hali.