MESUDE DEMİR
@mesudedemirr
Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) temel ilaçlar listesinde de yer alan acil doğum kontrol yöntemleri yumurtayla spermin karşılaşmasını engelleyerek binlerce istenmeyen gebeliğin önüne geçiyor.

Örgüt acil korunma yöntemlerine erişimin bir temel insan hakkı olduğunu kabul ediyor. Ayrıca gebelik, doğum, düşük, acil durumlar, enfeksiyonlar ve bebek sağlığıyla ilgili ilaçları da aynı kategoride değerlendiriyor. Ülkelerden tüm bu ilaçlara ulaşılmasını sağlamasını istiyor.
Acil doğum kontrol yöntemleri (kontrolsüz cinsel ilişkiden sonra gebeliği önlemek) arasında artık ilk akla gelen haplar (ertesi gün hapları) olsa da rahim içi araçlar (RİA) ve hormonal enjeksiyonlar da var.
Hafta sonları ve tatillerde kullanımı artıyor
Yurt dışı verilerine göre acil doğum kontrol yöntemi kullananların yaklaşık yüzde 42’si 18-24 yaş arası kadınlar.
Uluslararası Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Derneği’nin (UKSEAD) düzenlediği Uluslararası Kadın Sağlığı Kongresi’nde kadın sağlığında az konuşulan konular gündemdeydi. Bunlardan biri de ertesi gün hapları oldu.
UKSEAD Başkanı Prof. Dr. Engin Oral, konuyla ilgili konferansından sonra Diken’in sorularını yanıtladı. ‘Ertesi gün hapı’ dense de bunların riskli cinsel birliktelikten sonra beş gün boyunca etkili (her geçen saat etkisi düşüyor) olduğunu hatırlattı.
Ertesi gün hapları, plansız gebeliği önlemek için güvenli, etkili ve kolay ulaşılabiliyor. Yine de sürekli kullanılacak doğum kontrol yöntemleri değil.
Doğum kontrol hapları, enjeksiyonlar, rahim içi araçlar (spiral) ve kola yerleştirilen implantlar gibi uzun süreli ve yüksek derece etkili yöntemler varken ertesi gün haplarının tercih edilmesinin bize özgü nedenleri var.
Prof. Dr. Oral konferansı sırasında salonu dolduran meslektaşlarına “Kaçınız ertesi günü hapı reçete etti?” diye sormuştu. Görebildiğim kadarıyla elini kaldıran olmadı. Çünkü kullanıcıların tamamına yakını eczanelerden, reçetesiz temin ediyor.
Türkiye’de yılda kaç kutu ertesi günü hapı satıldığı verisine ulaşamadım. Ancak eczacı ve hekim gözlemlerine göre yurtdışında olduğu gibi bizde de ağırlıklı genç kadınlar tercih ediyor. Hafta sonları ve tatillerinde satışlar gözle görülür oranda artıyor.
‘Bütün ay niye ilaç alayım diyorlar’
Oral, gençlerden ertesi gün haplarıyla ilgili çok soru geldiğini söyledi. Cinselliğin başlama yaşının çok aşağılara indiğini anlatan Oral, gençlerin düzenli kullanılması gereken korunma yöntemlerinin aileleri tarafından fark edilmesinden korktuklarını söyledi.
Oral, şöyle konuştu:
“Konuştuğumuzda ‘Ayda bir-iki kez cinsel ilişki için neden 30 gün boyunca ilaç alayım?’ diyorlar.
Ancak ertesi gün hapından (ulipristal asetat) kullanımından sonra yine korunmasız cinsel ilişkiye giren kadınlarda hamilelik oranı, girmeyenlere oranla daha yüksek.
Ertesi günü hapları normal doğum kontrol yöntemleri yerine tercih edilmemeli, doğal bir yöntem olarak görülmemeli.”
Yüzde 100 korumuyor
Oralın klinik gözlemlerine göre ertesi gün haplarını alanlar ilaçların etkisiyle ilgili yanlış bilgilere sahip. En yaygın yanlış bilgiyse bunların yüzde 100 etkili olduğu. Profesör şu önemli uyarıyı yaptı:
“Ertesi günü haplarının etkinliği ortalama yüzde 80. Spermler fallop tüplerinde beş güne kadar, yumurtaysa 12-24 saat canlı kalabiliyor.
Riskli cinsel birliktelikten sonra erken alınırsa etkinliği yüzde 90’lara kadar çıkıyor. Ne kadar geç kullanılırsa da etkisi o kadar düşüyor.
Cinsel birleşmeden hemen sonra yumurtlama olması halinde hamilelik riski (ya da şansı) en yüksek seviyede.
Ancak siklus boyunca (adet döngüsü) gerçekleşen her cinsel birleşme potansiyel olarak hamilelik ihtimali taşır.”
Ertesi gün haplarının tek endikasyonu korunmasız cinsel ilişki değil. Mevcut yöntemin başarısızlığı (kondom yırtılması, doğum kontrol haplarının unutulması, geri çekme yönteminin başarısız olması vs.) halinde de kullanılıyor.
Ayrıca potansiyel teratojenlere (embriyo ya da fetusa zarar veren) maruz kalanlar olası bir gebeliği önlemek için alabiliyor.
Bir diğer önemli kullanım alanı, cinsel taciz durumunda gebelik gelişmesinin önüne geçmek.
Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korumuyor
Oral ertesi günü haplarının cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı korumadığını belirtti:
“Cinsellikte gebelikten korunmak kadar cinsel yolla bulaşan hastalıklardan da korunmak önemli.
Genç yaşta bu daha da önemli. Anatomilerinden ötürü riskleri artıyor. Örneğin rahim ağzı kanserinin önemli faktörlerinden biri de erken yaşta cinselliğin başlaması.
Cinsel temasla bulaşan hastalıklar, üreme sağlığı için ciddi bir risk faktörü. Kısırlığa yol açabilir.”
Kürtaj yasal
Bazı kadın hastalıkları ve doğum uzmanları dahi kürtajın yasal olduğundan habersiz. Son yıllarda uygulanan hükümet politikalarının kaçınılmaz etkisi bu duyguyu yaratsa da kürtaj 1983’den beri legal.
Oral bir kez daha meslektaşlarına kürtajın 10 haftaya kadar (eşlerin istemiyle) yasal olduğunu hatırlattı.
Dört kadından biri istemeden gebe kalıyor
İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) Bilim Komisyonu Üyesi Uzm. Dr. Gülden Uzer Ekin, ülkemizde doğum kontrolüne ilişkin bilincin halen pek çok ülkeye göre düşük olduğunu ve her dört kadından birinin kendi isteği dışında gebe kaldığını söyledi.
Ekin tüm doğum kontrol seçenekleri arasında, uzun etkili yöntemlerin gebeliği önlemede en iyi sonucu verdiğini vurguladı:
“Rahim içi araç veya doğum kontrol implantı kullanan 100 kişiden sadece biri kullanımın ilk yılında hamile kalmaktadır. Bu yöntemlerin temel avantajı, herhangi bir şeyi hatırlamanıza veya belirli bir programa göre ilaç almanıza gerek olmamasıdır. Bu yöntemlerin temel dezavantajıysa prezervatiflerin aksine cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı koruma sağlamamaları.”
Hormon içeren doğum kontrol yöntemlerinde gebeliği önlemek için östrojen ve progesteron hormonları kullanılıyor. Haplar, enjeksiyonlar, cilde yapışan yamalar ve vajinal halkalar bunlara örnek.
Prezervatifler, diyafram ve bazı sperm öldürücü maddeler bariyer yöntemleri arasında en sık kullanılanlar. Spermin rahme girmesini ve yumurtaya ulaşmasını engellerler.
Kadınlar ve erkekler için kalıcı yöntemler (tüplerin bağlanması, vazektomi) de son derece etkili.