Basın organlarının hangi bilgiye nasıl ulaştığı, bahsi diğer bir konudur. Dünyanın her yerinde, basına sızan belgeler, haberler kamuoyunu aydınlatma işlevi görür, silah dolu TIR’lar ile ilgili haberler tam da böyle bir işlev görüyor. Bırakın, ‘Türkiye’yi Batı dünyasına ihbar etmek’ safsatasını, Batı dünyasının Türkiye’nin Suriye’de yapıp ettiklerini Türkiye basınından haber almadığını hepimiz biliyoruz.
Zaten, bu konuda haber alma sıkıntısı çekenler Batılılar değil, Türkiye’de yaşayanlar, bu konulardaki sansür, vatan hainliği vs. suçlaması yüzünden olan bitene dair haber almak hemen hemen imkânsız. Tam da bu nedenle, bir gazetenin Türkiye kamuoyunu bu konularda aydınlatacak yayın yapması, demokrasinin, kamuoyunun aydınlatılmasının gereği.
İktidar partisinin Suriye politikası konusunda şimdiye kadar söyledikleri hamasetten ibaret. En akla yatabilecek olan ‘ilkelere dayalı dış siyaset’ tezi olabilir, ama konu ilkeler ise en önemli ilke insan hayatının, güvenliğinin temini olmalı. Oysa Türkiye’nin Suriye politikası, Suriye’de yaşayanlar için tam tersi netice verdi, bunun bir izahı olmalı.
Dahası, madem ilkeler söz konusu, neden Suriye’ye giderken durdurulan TIR’lar için önce ‘insani yardım malzemesi taşıyordu’ savunması yapıldı? Son olarak Başbakan, ‘Türkmenlere silah gönderildiğini’ iddia etti, yani komşu bir ülkedeki iç savaşta taraf olmak, Türkmenler söz konusu olduğunda meşru sayılabilir mi? Öyle ise neden açık bir şekilde yapılmıyor? Bence işin en önemli tarafı bu, meşru ve haklı bir yardım, destek, neden gizlenir, ifşa edilmesi neden ‘casusluk’ sayılır?