İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek, “Bizde sadece tanık beyanıyla tutuklu kimse yok. Varsa öyle biri söyleyin hemen ertesi gün tahliye edelim” dedi.

Gürlek, adli yılın ilk gününde basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Habertürk’ten Ceylan Sever’in aktardığına göre eylülde ‘Aziz İhsan Aktaş suç örgütü’, ekimdeyse İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iddianamesinin tamamlanacağını duyuran Gürlek dosyalara ilişkin şunları söyledi:
“100 yılın en büyük yolsuzluk dosyası bu. İBB yolsuzluk dosyasında iddianame yazılmaya başladı. Altı ay oldu ilk operasyon yapılalı. Aslında çok kısa bir süre iddianame için, kimse adli tatil bile yapmadı.
Bizde sadece tanık beyanıyla tutuklu kimse yok. Beyanı delillendirmeden tutuklamıyoruz. Varsa öyle biri söyleyin hemen ertesi gün tahliye edelim. Kuyumcu terazisi hassasiyetiyle iş yapıyoruz.”
Duruşmaların canlı yayınlanıp yayınlanmayacağına ilişkin başsavcı, “Kanunda öyle bir madde yok, düzenleme olursa ancak olabilir. Biz dosyamıza güveniyoruz. Canlı da olsa basına kapalı da olsa gerekli deliller dosyamızda var” dedi.
Etkin pişmanlıktan yararlanan şüphelilere savcılığın baskı yaptığına ilişkin iddialara Gürlek, şöyle yanıt verdi:
“Biz etkin pişmanlıkta bulunan herkesi bırakmıyoruz. Kimseye baskı yapıldığı yok. Kendileri etkin pişmanlıkta bulunmak istiyor. Avukatlar her gün adliyeye geliyor, ‘Etkin pişmanlıkta bulunmak istiyor müvekkilim’ diye.
Hatta itirafçı olmak isteyenlere konuşmaması için kendileri baskı yapıyor. Öyle yapan avukatlar vardı. Onları tutukladık. Örneğin Ertan Yıldız itirafçı olduğunda ailesine tehditler gitti, ailesine koruma vermek zorunda kaldık. 37 avukat gitti görüştü.”
Operasyonun önceden sızdırıldığı iddiası hakkındaysa başsavcı, “Operasyonu ilk öğrenen kişi Murat Kapki, bir günde sekiz malını devretti, mallarını kaçırmaya çalıştı. Harekete geçtik, mal varlıklarına tedbir koyduk. Oradan da anladılar” dedi.
İBB dosyasındaki firariler Murat Gülibrahimoğlu ve Emrah Bağdatlı için kırmızı bülten çıkarıldığını açıklayan Gürlek, İBB Kent uzlaşısı dosyasına barış sürecinin etkisinin olup olmayacağı sorusuna şu sözlerle karşılık verdi:
“İddianame yazım aşamasında, o süreç başka tabi ki biz de artık çözüme ulaşsın isteriz. Ancak hukuken yapılacaklar belli. Kanun neyse o aslında.”