İmamoğlu cezaevinde Altaylı'yla söyleşti: Kürtçe öğrenmeye gayret gösteriyorum

Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Ekrem İmamoğlu, Silivri Cezaevi’nde tutuklu gazeteci Fatih Altaylı’ya konuştu: “Kürtçe öğrenmeye gayret gösteriyorum.

Fotoğraf: @CBAdayOfisi / X

Altaylı’nın YouTube kanalından paylaşılan söyleşide İmamoğlu, PKK’nın silah bırakma süreci ve Meclis’te kurulan komisyona dair açıklamarda bulundu.

İmamoğlu, şunları söyledi:

‘İktidarın komisyon çabası önemli, değerli ve zorunlu’

* İktidarın ‘terörsüz Türkiye’ olarak adlandırdığı süreç, ülkenin ve millettin kaderini derinden ilgilendiren, bu sebeple Türkiye’nin milletin ve siyasetin bütünün kapsamadan başarılı olması mümkün olmayan bir süreç. En önemlisi biz bu sürecin demokratikleşmeye, gerçek bir toplumsal barışa ve kalıcı çözümlere vesile olmadan gerçekleştirmeyeceğini belirttik.

* Ülkenin ve milletin kaderini böylesine derinden etkileyen bir mesele varsa adres millet iradesinin en üstü kurumu TBMM’dir. Halkın sesi, dertleri ve umutları seslendirmeden ne barışı sağlayabiliriz, ne de bu barışı geleceği taşıyabiliriz.

* Bu sebeple biz Meclis’te kurulacak bir komisyon etrafında çoğulcu ve kapsayıcı bir iradeyle bu sürecin gerekliliklerinin yerine getirilmesini ve milletin sürece dahil edilmesini ilk öneren parti olduk. Genel başkanımız sürecin ‘Demokratik ve terörsüz Türkiye’ hedefine dönüşmesini ve TBMM’deki bir komisyon etrafında çalışma yürütmemiz gerektiğini 19 Mayıs’taki İzmir mitinginde ilan etti.

* İktidar tarafından girişilen komisyon çabası önemlidir, değerlidir ve zorunludur. Bizim de görevimiz, milletin sözünü komisyona taşımak. Biz bu sürecin milletimizin demokrasiye, adalet ve yeni bir toplumsal mutabakat cevap verdiği müddetçe gerçek manasını bulacağını inanıyoruz.

* Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu etrafında silah bırakmanın tamamlanması için yapılacak çalışmalarla birlikte demokratikleşme ve adalete, toplumsal birliğimizi kuvvetlendirecek önemli adımlar atılması için etkin bir siyaset yürüteceğiz.

Samimiyet aramıyoruz fakat ciddiyet bekliyoruz

* Biz iktidardan hiçbir zaman samimiyet ve iyi niyet beklemedik. Sözümüzü esirgemedik, gerçek bir muhalefetten de geri durmadık. Bu yüzden bu röportajı sizde, bende yüz yüze değil, Silivri Cezaevi’nde hukuksuzca tutulurken gerçekleştiriyoruz.

* Samimiyet aramıyoruz fakat ciddiyet bekliyoruz. İnşallah böylesine önemli bir süreçte ciddiyetle davranacaklardır. Bu süreç AK Parti’den ibaret değil, tüm bileşenler parçasıdır. Terörsüz ve demokratik Türkiye hedefinin asıl sahibi milletimiz. Biz millete karşı görevimizi yapacağız.

* Türkiye’de silahların susması, terör ve çatışma ortamının bitmesi ülkemiz ve milletimiz için önemlidir. Biz bu sürecin demokrasi, adalet ve toplumsal barışa vesile olmasını istiyoruz. Birliğimiz ve bölünmez bütünlüğümüz esastır. Ay yıldızlı bayrağımızın altında Türkiye Cumhuriyeti’nin vatan evlatları olarak 86 milyonun eşit hissedarlığı esastır.

‘Herkes müsterih olsun’

* Hatalarımızdan ders çıkararak yaşadığımız çok büyük acıların yerini huzurun, barışın ve daimi birlikteliğin alması için çalışmalıyız. Demokratik zeminde eşit yurttaşlık ve hukukun herkese eşit uygulandığı bir Türkiye Cumhuriyeti esastır. Her vatandaşımızın özgün haliyle zenginliğimizin hücreleri olduğunu kabul etmeliyiz. Evet şartlarımız vardır; demokratikleşme, adaletin tesisi ve toplumsal barışın inşası. Herkes müsterih olsun. CHP adaletin, demokrasinin, barışın ve nihayetinde cumhuriyetin sigortasıdır.

‘Ortak bir dil oluşturma konusunda herkese görev düşüyor’

* Bizim görevimiz ülkemiz için en doğru yol haritasını sunmaktır. Evet toplumda hassasiyetler var ve biz en başında bunun gözardı etmeyen bir sürecin ilerlemesi gerektiğini altını çiziyoruz. 50 yıllık terör ve çatışma süreci Türk, Kürt nice insanımızın ölümüne sebep oldu. Şehitlerimiz ve aileler, gaziler var. Acının düştüğü haneler var. Bu sürecin tüm bu hassasiyetleri kapsayan şekilde yürütülmesi zorunludur.

* Ortak bir dil oluşturma konusunda herkese görev düşüyor. Hükümetten ana muhalefete, MHP’den DEM Parti’ye, İYİ Parti’den diğer görüşlere kadar herkes millet adına adalet, toplumsal barışı öncelemeli. Yetki sahipleri meseleyi kendi ikballerinden çıkararak süreci şeffaflıkla ilerletmeli. En temel şartsa demokrasinin, hukukun üstünlüğünün sağlanması, siyasi saiklerle büyük yanlışlardan vazgeçilerek hareket edilmesidir. Ancak bu şekilde süreci milletin ve devletin yararına başarıya kavuştururuz.

* Dünyada en fazla Kürt nüfusunun yaşadığı şehrin belediye başkanıyım. Onlarla her yerde birlikte olduk. Tarihten gelen endişeler, kaygılar var, bunları görüyor ve yaşıyorum. Güzel dilleri ve Kürtçe’nin ürettiği kültür hazinesinin hor görüldüğünü de yaşadık, gördük. Artık başka bir dönemi başlatmalıyız.

* Bir gün İstanbul’daki bir pazar ziyaretinde bana sevgi dolu duygularını Kürtçe dile getiren annemin sözlerini anlayamadan gözlerim nemli dinledim. “Neden Türkçe bilmiyor?” dedim ama sonra düşündüm sonra “Sen neden biraz Kürtçe öğrenip aynı vatanı paylaştığın şu anneye birkaç cümle kurmayı düşünmedin?” diye sorguladım. “Aynı şehri, vatanı paylaştığım komşularımın dilini azıcık bile olsa bilmem gerekir” diyerek Kürtçe öğrenmeye gayret gösteriyorum.

* Birbirimize bu denli açık gönüllükle bakmalıyız. Biz İstanbul İttifakı’nı bu içten duygularımızla kurduk. Hedefimiz bugünü kurtarmak olamaz.

‘Kayyım deyip AYM, AİHM’i reddederek barış gelmez’

* Bu ülkede kimsenin koltuğu kendisine ait değildir. Bu ülkede 150-200 yıldır sandık mücadelesi veriliyor. Ama özellikle 102 yıldır Atatürk cumhuriyetiyle makamların tamamı milletimize aittir.

* Kayyım diyerek, Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa insan Hakları Mahkemesi’ni (AİHM) reddederek huzur da barış da gelmez.

‘Beraber başaracağız’

* Ben memleketimin 86 milyon bütün vatandaşlarıyla tüm etnik köken, dil ve inançlarıyla muazzam bir geleceği kurabileceğine çok inanıyorum. Bu inancın temelinde de özellikle Türk, Kürt gençleri ve çocukları görüyorum.

Onların hoşgörülerini, hayallerini ve nasıl adaletli bir gelecekte yaşamayı arzuladıklarını bilerek diyorum ki biz bu işi başaracağız. Bakınız ben demiyorum, biz diyorum. 86 milyon bu ülkenin evlatları olarak hep beraber başaracağız.

İmamoğlu: Ceza verilmesine karşı çıkan hakim iş mahkemesine gönderildi

Tanrıkulu: İmamoğlu’nun beraat etmesi için şerh düşen hakim görevden alındı

İmamoğlu The Economist’e ‘süreç’ üzerine yazdı

Adalet bakanı: Ekrem İmamoğlu’yla ilgili itirafçıların çoğu kendi arkadaşları

Özel: İmamoğlu’na en son roket atacaklar

İmamoğlu: Bu bir işkence duyurusudur