İlk kez bir hastalığın toplam yükü çıkarıldı: RSV'nin maliyeti 24 milyar lira 

MESUDE DEMİR

@mesudedemirr

Türkiye’de ilk kez bir hastalığın toplam ekonomik yükü çıkarıldı. Özellikle bebeklerde ağır seyredebilen ve ölümlere yol açabilen respiratuar sinsityal virüsün (RSV) ülkeye toplam maliyeti yaklaşık 24,2 milyar lira. 

Görsel: National Foundation for Infectious Diseases

RSV, özellikle bebeklerde, küçük çocuklarda, yaşlı bireylerde ve bağışıklık sistemi zayıf kişilerde solunum yollarını etkileyen yaygın bir virüs. Türkiye’de de sezon boyunca sık görülüyor.

Acil servis yoğunluğu, hastane yatışları, sağlık çalışanları üzerindeki baskı ve ailelerin yaşadığı maddi-manevi zorluklar, virüsün sağlık sistemleri ve toplumda oluşturduğu yüklerin başında geliyor.

Türkiye’de Respiratuar Sinsityal Virüs (RSV) Enfeksiyonu Ekonomik Yük Çalışması‘nın yürütücülüğünü Başkent Üniversitesi Sağlık Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi İyi Klinik Uygulamalar Mükemmeliyet Merkezi Proje Direktörü Prof. Dr. Simten Malhan yaptı. 

Çalışmada 0-60 ay (beş yaş) arasındaki RSV geçiren bebek ve çocukların ekonomiye yüküne bakıldı. Ancak RSV her yıl çok sayıda yetişkini de enfekte ediyor. 

Türkiye’de toplam 894 bin 426 bebek RSV nedeniyle tedavi görüyor. 90 bin 911 bebek hastanede yatırılıyor, 11 bin 651 bebekse yoğun bakımda takip ediliyor.

Ekim-mart arasında yaygın hastalık yapıyor

İki yaşına kadar hemen her çocuğu enfekte eden, oldukça yaygın ve bulaşıcı olan RSV’nin ekonomik sonuçlarını Prof. Dr. Malhan, etkisini, seyrini, tedavi ve önleme süreçleriniyse Hacettepe Üniversitesi Çocuk Enfeksiyon Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Ateş Kara anlattı. 

Malhan ve Kara’nın anlattıkları özetle şöyle:

* RSV, iki yaşına kadar bütün çocukları enfekte ediyor. Hafif üst solunum yolu enfeksiyonlarından ciddi alt solunum yolu enfeksiyonlarına kadar değişen bir klinik tabloya neden olabiliyor. Türkiye’de genellikle ekimle mart arasında görülüyor. Hastalığın geçirilmesiyle oluşan bağışıklık kısa sürüyor. Gelecek seneye yetişmiyor. Özel ilacı yok. Aşı var ancak endikasyonu prematüre bebekler ve krononik kalp rahatsızlığı olan çocuklara yönelik.

* RSV’ye bağlı hastalık yükünün azaltılması, yalnızca prematüre ya da kronik hastalığı olan değil, tüm bebeklerin etkin şekilde korunmasını gerektiriyor. Monoklonal antikorlar ve aşılar RSV’ye karşı koruma sağlamada etkili yöntemler arasında. Kısa etkili monoklonal antikorlar, prematüre doğan ya da altta yatan ciddi hastalıkları bulunan sınırlı sayıdaki bir bebek grubunda kullanılıyor. 

Prof. Dr. Ateş Kara (solda). Prof. Dr. Simten Malhan (sağda).

Uzun etkili antikor ruhsat aldı

* Son yıllarda geliştirilen ve Türkiye dahil 50’den fazla ülkede kullanımı onaylanan uzun etkili monoklonal antikorlar, tek dozla RSV sezonu boyunca bağışıklık sağlıyor. Bu tüm bebeklere uygulanabiliyor. RSV aşılarıysa, özellikle hamile kadınlara ve yaşlı bireylere öneriliyor. İleri yaş grupları için geliştirilen aşılar da yüksek risk altındaki bireylerde ciddi RSV enfeksiyonlarını önlemeye katkı sunabiliyor.

* Uzun etkili monoklonal antikor Türkiye’de ruhsat aldı. Ancak Sağlık Bakanlığı’yla fiyat görüşmeleri sürüyor. 

* Önleyici tedbirlerin (monoklonal antikorlar ve aşılar gibi) sağlık harcamalarını azaltıcı etkisi olabilir. Ancak, bu koruyucu önlemler de başlangıçta yüksek maliyet gerektirebilir. Buna rağmen hastane yatışlarının, yoğun bakım tedavilerinin ve kronik hastalıkların uzun vadeli bakım maliyetlerinin önüne geçilmesi açısından ekonomik olarak daha avantajlı olabilir.

* RSV, enfekte kişilerin solunum salgılarıyla temas yoluyla kolaylıkla bulaşıyor. Öksürük, hapşırık sırasında havaya yayılan damlacıkların solunması veya doğrudan temas edilmesi, virüsle enfekte yüzeylere dokunduktan sonra ellerin ağız, burun veya gözlerle temasıyla virüs bulaşıyor. RSV, sert yüzeylerde birkaç saat boyunca hayatta kalabiliyor. Kuluçka süresi iki-sekiz gün (genellikle dört-altı gün).

* Hafif formları genellikle üst solunum yollarını etkiliyor. Burun akıntısı,. hafif ateş, öksürük, hapşırmayla seyrediyor. Şiddetli RSV enfeksiyonları, özellikle bebeklerde ve risk gruplarında alt solunum yolları başta olmak üzere sistemik etkilere yol açabiliyor. Bunlar alt solunum yolu enfeksiyonları bronşiolit (küçük hava yollarının iltihaplanması, hışıltı ve solunum sıkıntısı) ve pnömoni (zatürre). Sistemik sorunlara da yol açıyor. İki yaşına kadar çocukların tamamını enfekte ediyor.

Son haftalarda en sık saptanan viral etken RSV

* Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Bulaşıcı Hastalıklar ve Erken Uyarı Dairesi’nin yayınladığı Solunum Yolu Virüsleri Sürveyansı’nın 2025’teki 13’üncü hafta raporuna göre 2024–2025 sezonunda yürütülen sürveyansı kapsamında, influenza (grip) ve benzeri benzeri aile hekimlerine ayaktan başvuran olgulardan alınan numunelerde RSV pozitiflik oranı yüzde 9,1 olarak bildirildi. Aynı raporda, ağır akut solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle hastaneye yatan hastalardan alınan numunelerde yürütülen sürveyansı sonuçlarına göreyse RSV, yüzde 40,3 pozitiflik oranı ile en sık saptanan viral etken olarak raporlandı. 

* RSV hava yolu daralmasına, tıkanmalara, hava tuzaklanmasına (akciğere giren havanın bu daralma nedeniyle serbestçe dışarı çıkamaması), akciğerin bir kısmına hava gitmemesi nedeniyle çökmesine, hırıltıya ve oksijen-karbondioksit değişiminde bozulmaya neden oluyor.

* RSV’ye karşı gelişen bağışıklığın kalıcı olmaması nedeniyle enfeksiyon tekrarlayabiliyor. Astım ataklarının şiddetlenmesi ve KOAH gibi uzun vadeli solunum sorunlarına yol açabiliyor. RSV geçirmek sonraki yıllarda astım olma riskini üç kat artırıyor.

0-2 yaş kritik

* 0-2 yaş RSV açısından kritik. Hastaneye yatış ve ölüm oranları bu dönemde daha yüksek. 

* Miadında doğan sağlıklı çocuklar arasında, yaşamın ilk yılında RSV enfeksiyonu geçirmemek, çocukluk çağı astımını geliştirmede riskin önemli ölçüde (yüzde 26) azalmasıyla ilişkilendiriliyor.  

* TÜİK doğum istatistikleri, uzman görüşleri ve bilimsel kaynaklar ışığında yapılan çalışmada, 2019-2023 arasında doğan toplam sıfır-beş yaş arası beş milyonu aşkın çocuktan 894 binden fazlasının RSV’ye yakalandığı tahmin ediliyor. Çalışmaya göre RSV’ye yakalanan çocukların 791 bin kadarı ayakta tedavi görürken 102 bin kadarı hastanede yatarak, 12 bine yakını da yoğun bakımda tedavi görüyor. 952 bebeğinse bu virüsle bağlantılı olarak hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.  

* Çalışma kapsamında yapılan analizlere göre sıfır–beş yaş grubundaki 894 bin 426 hastanın 24,2 milyar lira olan toplam ekonomik yükü 2023 toplam sağlık harcamasının yüzde 1,95’ini ve 2023 SGK sağlık harcamasının yüzde 4,62’sini oluşturuyor. Bu 2023 Sağlık Bakanlığı bütçesinin yüzde 0,78’ini ve 2023 SGK bütçesinin yüzde 2,85’ini oluşturacak kadar önemli bir maliyet.

Hastaların yüzde 50’si acillik oluyor

* RSV hastalarının yüzde 50’si acile başvuruyor. Sağlık kuruluşlarına getirilen sıfır-bir yaş hastaların yüzde 5’i, bir-iki yaş hastaların yüzde 2’si ve iki-beş yaş hastaların yüzde 1’i hastaneye yatarak tedavi alıyor. Yine RSV sebebiyle hastaneye yatan sıfır-bir yaş arasındaki hastaların yüzde 18,9’u, bir-iki yaş arasındaki hastaların yüzde 6’sı, iki-beş yaş arasındaki hastaların yüzde 4’ü yoğun bakımda tedavi ediliyor. Ayrıca bu hastaların yüzde 3’ü bir yıl içinde tekrar yoğun bakım servisinde yatıyor. 

* Araştırmacılar ’24 milyar ile ne yapılabilir?’ sorunun da yanıtını aramışlar. Hesaplarına göre, 775 adet 16 küvezli yenidoğan yoğun bakım ünitesi kurulabilir. Bu toplam 12 bin 400 yeni küvez kapasitesi demek. Aynı tutardaki bütçeyle, 15 yenidoğan sağlığına özel eğitim ve araştırma hastanesi kurulabilir.

* Dolayısıyla Türkiye’de bebekler üzerindeki hastalık yükünü ve uzun vadeli sekelleri önlemek, sağlık sistemleri üzerindeki doğrudan ve dolaylı maliyetleri azaltmak için, tüm bebekleri RSV’ye karşı koruyabilecek kapsamlı bir stratejiye ihtiyaç duyuluyor.