13 Şubat 2026

Murat Sururi Özbülbül: Nüfusun yüzde 3,5'i barışçıl protestoya katıldığında başarı kaçınılmaz hale geliyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Harvard Üniversitesinden Erica Chenoweth 323 halk hareketini incelemiş. Bulduğu sonuç şöyle: Bir ülkede nüfusun yalnızca yüzde 3.5’i barışçıl protesto eylemlerine katıldığında ve direndiğinde başarı kaçınılmaz hale geliyor.

Burada üç temel unsur var: Protesto eylemlerinin barışçıl olması. Protesto eylemlerine ülke nüfusunun yüzde 3,5’inden fazlasının katılması. Protesto eylemlerinin bir müddet ısrarla sürdürülebilmesi.

Yani Türkiye için konuşursak bu yüzde 3,5 sınırı sayısal olarak yaklaşık 3 milyon kişidir. Tanklara, coplara, sansüre karşı sadece kararlılık ile direnen, barışçıl protesto eylemlerine katılan 3 milyon kişi ülkemizde demokrasiyi koruyabilir.

Yalnızca ve yalnızca yüzde 3,5 bu düşük oran sizi hiç şaşırtmasın, çünkü tarih ve bilim bunu gösteriyor ve “Barışçıl olan kazanır” diyor. Araştırmalara göre barışçıl yani şiddetsiz hareketlerin yüzde 85’i, beş yıl içinde hedefine ulaşıyor. Sokakların dolduğunu izleyip “Bir önemi var mı?” diye düşünen herkes için: Kanıtlar gösteriyor ki, evet, önemi var.

Murat Sururi Özbülbül’ün yazısı