CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehiri Belediyesi (İBB) odaklı soruşturmaları yürüten İstanbul başsavcısı için ‘odun’ dedi.

Özel, grup toplantısını İBB binasının da bulunduğu Saraçhane’de düzenledi.
Boykot listesini güncelledi
CHP lideri dün açıkladığı boykot listesini güncelledi. Milangaz, Likidgaz ve Türk Petrol’un listeden çıkarıldığını açıkladı.
CHP lideri “Espressolab ve Ülker… Yapacaklarsa gençlerin gönlünü yapacaklar. Espressolab’in yanından geçmeyeceğiz” dedi.
Özel devamında şunu dedi: “Çok sayıda televizyon kanalı bu uyarılardan sonra kendisine çekidüzen verme ve halkın haber alma noktasında adım attı ama atmayanlarla ilgili bir çalışma başlattık. Bundan sonra da bu yayınları takip eden ve ilişkili şirketlere yönelik boykot için web sitesini (boykotyap.com) takip edeceğiz.
Bundan sonra TRT’yi protesto ediyoruz.
İHA’ya ve DHA’ya abone olan bütün belediyelerimizi uyarıyorum, derhal aboneliklerinizi iptal ediyorsunuz.”
Özel’in açıklamaları özetle şöyle:
‘Kürt kardeşim bunların işi seninle’
* Buradan Ekrem İmamoğlu veya herhangi belediye başkanımıza sorulacak tek soru yoktur. Batıdaki Kürtlerin belediye meclis üyeliklerine yazılması terörse, ben terörist olayım. Demokrasi budur. Bak Kürt kardeşim bunların işi seninle; “Oyu bana vermezsen teröristsin” diyorlar. Görün bunları.
‘Dokunmayın, alnınızı karışlarım’
* Tüm yandaş kanallar tek elden verilen bilgiyle darbeyi vatandaşın zihninde meşrulaştırıyorlar. Bu darbeye direnen bizler var ya, RTÜK’e de, BTK’ya da söylüyorum; sakın özgürce yayın yapanlara dokunmayın, alnınızı karışlarım.
‘Ben sana ne lakap takayım savcı? Odun, odun’
* Meşe, Ladin, Çınar… Ne bunlar, gizli tanıklar. ‘Duymuştum’, ‘Ben böyle yapıldığını tahmin ediyorum’ dediler, Ekrem başkanı bunlarla tutukladılar. Meşe’nin, Çınar’ın, Ladin’in duyumlarıyla İstanbul’un gözünün önünde çatır çatır çalışan, vicdanıyla çalışan birisini Meşe, Çınar, Ladin adıyla içeri koydunuz ya; ben sana ne lakap takayım savcı? Desem desem odun derim sana. Odun, odun, odun. Tek derdi Saray’dan verilen emri yerine getirmek olan, soruşturmanın tutacak yeri olmayan bu kişinin gizli tanıklara taktığı isimlerin ana maddesini söyleyince alkışlanacağımı tahmin etmezdim. Bu eser sizin sayın Recep Tayyip Erdoğan.
‘Belgeye imza attıracak bir uzman bulamamışlar’
* Akın Gürlek (İstanbul başsavcısı), MASAK’tan (Mali Suçları Araştırma Kurulu) ne zaman rapor talep etmiş, 3 Mart. Görevlendirme 10 Mart’ta yapıldı. MASAK raporu ne zaman gelmiş. 17 Mart. 19 Mart darbesinden, yani pazartesi operasyondan iki gün önce geliyor. MASAK başkanının, yardımcısının imzası var mı raporda? Yok. Dört uzman yardımcısı, birinde bile uzman yok. Savcının bütün suçlamaları dayandırmak için beklediği belgeye imza attıracak bir uzman bulamamışlar.
‘Kimse Mehmet Şimşek’i adamdan saymasın’
* Mehmet Şimşek sen bu darbe girişiminin dışında değilsin, aparatlarından biri de sensin. Bu görevi bitince Londra’da bunu işe almaya kalkan olursa; darbe girişiminden 10 gün önce istenen, iki gün önce gelen o MASAK raporu var ya… MASAK, Mehmet Şimşek’e bağlıdır, yönettiği kurumdur. Bu rezalete kurumunu alet etmiştir. Bu adamın ekonomist olarak da, insan olarak da güvenilecek hiçbir tarafı yoktur. Dünya bunu böyle tanısın. Dünya Mehmet Şimşek’i bir ülkenin ekonomisini, bir kişinin korkuları için yalancı bir davaya yalan raporu ürettiren kurumun başında bilsin. Mehmet Şimşek budur, kimse bunları adamdan, ekonomistten saymasın.
Saraçhane’ye çağrı
Özel son olaraksa şu çağrıyı yaptı: “Ekrem başkanı bütün İstanbulları bir kez daha Saraçhane’ye davet ediyor. Polisimiz dahil herkesi Ekrem başkanın iftar sofrasına çağırıyoruz. Bu akşam Saraçhane’ye veda etmeye, Ekrem başkanın emanetini bir seçilmişe teslim etmeye, kayyımla mücadelede dünya tarihine geçmeye davet ediyoruz.”