Rakel Dink, Kamp Armen'in yıkımına isyan etti: İnsanlığa yakışmayacak bir durum

 

Öldürülen gazeteci Hrant Dink’in eşi Rakel Dink, kendisinin de çocukluğunu geçirdiği, ardından da yöneticiliğini yaptığı Kamp Armen’in dün sabah saatlerinde yıkılmaya başlamasına kayıtsız kalamadı. Dink bir yazı kaleme alarak, “İnsanlığa yakışmayacak bir durum bu. Ölenlere son arzun nedir diye sorarlar ya… Eşimin en büyük, ilk arzularından biriydi Kamp Armen’in ayakta kalması” dedi.

‘Hiç mi vicdan yok?’

tuzla ermeni1
Hrant ve Rakel Dink kamptaki çocuklarla…

 

Agos’ta yer alan yazısında Tuzla Çocuk Kampı olarak da bilinen kampın yıkılmasını cinayet olarak değerlendiren Dink, “Bunca yıl yaşadıklarımıza bakarsak şaşılmayacak bir durum. Öte yandan, hala şaşırıyorsak, bu hepimizin ayıbı. Türkiye’nin ayıbı” ifadesini kullandı.

Dink, isyan ettiği kampın yıkımını durdurmak için ne yapılması gerektiğini, eleştirel bir dille sorgulayarak şunları kaleme aldı: “Kötülüğe karşı iyilik göstermemiz gerektiğini biliyorum. Onurlu olan bu… Ancak onurlu kalabilmenin ne kadar pahalıya mal olduğunu da biliyorum. 1915’i inkâr ettiler. Kamp, 2015’te yıkılıyor, bunu da inkâr etsinler. Onca hatıra, onca çocuğun emeği var orada. Hiç mi vicdan yok? Geri dönüş algısı yok? Emeğe hiç mi saygıları yok? Bu haksızlığı durdurmak için, vatandaşlık haklarıyla ulaşılamıyor mı kimseye? Farkındalık yaratmak için özel telefon, özel ilişkiler mi gerekiyor? İnsanlığa yakışmayacak bir durum bu. Ölenlere son arzun nedir diye sorarlar ya… Eşimin en büyük, ilk arzularından biriydi Kamp Armen’in ayakta kalması… Şimdi, içim acıyarak izliyorum yıkımı.”

‘Biz Ermeniler ne çabuk unuttuk başımıza geleni’

Kamp Armen
Fotoğraf: DHA

 

Rakel Dink gibi Kamp Armen’de yetişmiş Hrant Dink’in kardeşi Yervart Dink de Agos’ta bir yazı kaleme aldı.

Dink, “Biz Ermeniler ne çabuk unuttuk 1915’te halkımıza yapılan soykırımı, ne çabuk unuttuk 6-7 Eylül talanını… Bugün bu yaşadıklarımız 1915’in devamı değil de nedir? Halkımız, bir gece gelen emirle, tüm varlıklarını bırakıp bilinmez bir yolculuğa çıkmamış mıydı? Bugünün farkı ne?” diye sorarken, devletin bu kampı gaspettiğini dile getirdi.