MESUDE DEMİR
@mesudedemirr
Hekimler bugün, ‘başka bir sağlık sistemi, başka bir hekimlik ortamı’ için İstanbul’da sokağa indi. Haydarpaşa Numune Hastanesi’nden Kadıköy İskele Meydanı’na yürüyen hekimler, taleplerini yüksek sesle kamuoyuna ve Sağlık Bakanlığı’na duyurmaya çalıştı.

14 Mart Tıp Haftası kapsamında gelenekselleşen ‘Büyük Hekim Yürüyüşü’nü Türk Tabipleri Birliği (TTB) düzenledi.
Farklı illerden oda temsilcileri de yürüyüşe katıldı. ‘Karanlığa karşı, önlüğümüzün beyazını savunuyoruz’, ‘şiddetsiz, güvenli, güvenceli koşullarda hekimlik yapmak istiyoruz’, ‘kadınlar için başka bir sağlık sistemi mümkün’, ‘bütçeden sağlığı ayrılan pay artırılsın’, ‘5 dakikada hekimlik olmaz’ dövizlerinin taşındığı yürüyüş sırasında geniş güvenlik önlemleri alındı.
TTB’nin önerileri hazır
Diken hekimlere neden yürüdüklerini sordu.
TTB Başkanı Prof. Dr. Alpay Azap, “Öncelikle hem halkımızın nitelikli sağlık hizmetine ulaşmasını ciddi şekilde engelleyen hem de sağlık çalışanlarını tüketen politikalara itiraz etmek için yürüyorum” dedi.
Hekimler ve sağlık çalışanlarının da mutlu olacağı, ülkeye yakışan başka bir sağlık sisteminin mümkün ve bunun içinse kaynaklarının yeterli olduğunu belirten Azap, “Sağlık çalışanlarının niteliği, eğitimleri ve isteklerinin bunun için yeterli olduğunu duyurmak istiyoruz. Bizler çok umutluyuz” diye konuştu.

TTB’nin bununla ilgili öneriler de hazırladığını anlatan Azap, yarın dokuz başlıktan oluşan öneri paketlerini açıklayacaklarını söyledi. Sağlık Bakanlığı’nın seslerini duyduğunu düşünen Azap, şöyle devam etti:
“Bakanlıkla da görüşmelerimiz devam ediyor. Sonuçta bu ülkede yasa yapma ve sorunları düzeltmek için kanunları çıkarma yetkisi TBMM ve bakanlıkta. Biz bu önerilerimizi, taleplerimizi oraya da iletiyoruz. Arada görüşmeler de yapıyoruz. Artık sağlık sistemi pansuman tedbirlerle, belli başlıktaki sorunların çözülmesiyle düzeltilebilir olmaktan çıktı. Topyekun bir planlama ve değişiklik gerekiyor. O konuda bakanlığın ikna olması lazım.”
67 yıllık hekim: Daha kötü bir dönem olmadı
İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Osman Küçükosmanoğlu, yürüyüş sebebini şöyle açıkladı:
“Güvenli, güvenceli bir ortamda iyi hekimlik yapmak istiyoruz. En büyük derdimiz, amacımız bu. Demokrasi, barış, adalet, laiklik sağlık ortamını etkileyen ortamlar. Bunların tümünün düzelmesi lazım. Sağlığın tek başına düzelmeyeceğini biliyoruz ama biz kendi önerimizi yapacağız. Bu yıl, ‘ne öneriyorsunuz?’ diye sorunlara yanıtımız olacak.”
67 yıllık hekim Dr. Erdinç Köksal da yürüyen hekimlerden biri. 92 yaşında ve mesleğini işyeri hekimi olarak icra etmeye devam eden Köksal, “Bugün esas amacım, kamunun görevinin halka eşit, ulaşılabilir, ücretsiz sağlık hizmeti vermek olduğunu söylemek. Bunun için kamu esas görevini yüklenmeli” dedi.
Uzun meslek hayatında sağlık hizmetleri alanında daha kötü bir dönem yaşayıp yaşamadığı sorusuna karşılık Köksal, “Asla hatırlamıyorum. Hayretler içindeyim. Sağlık Bakanı da sağlıkçı, beyaz gömleği var. Gönül ister ki aramızda bulunsun. Neler haykırdığımızı yakından duysun” dedi.

‘Hastanelere girip çıkmak yeterli görülüyor’
Uzm. Dr. Tahsin Çınar, daha nitelikli, kaliteli, kamucu ve parasız sağlık hizmeti için yürüdüğünü söyledi. Her yılın öncesini arattığını belirten Çınar, şöyle devam etti:
“Her yürüyüşümüzde daha büyük sorunlardan bahsetmek zorunda kalıyoruz. Hastaların hastanelere girip çıkmalarının yeterli görüldüğü ama nitelikli sağlık hizmeti alıp almadıklarının umursanmadığı bir dönemde yaşıyoruz maalesef. Biz hekimler olarak da hastalarımıza nitelikli sağlık hizmeti vermek istiyoruz. Dünyada bilimsel prosedürlere uygun muayene sürelerini ayırmak, takiplerini bilimsel standartlara göre yapma istiyoruz.”
Uzm. Dr. Murat Ekmez’e göre yürüyüş aslında bir protesto. Sağlık hizmetlerindeki nitelik kaybı, emek sömürüsünü protesto ettiklerini belirten Ekmez, şunları söyledi:
“Ankara’nın uzun süredir kimsenin sesini duymadığı açık. Hekimler küstürüldü. Erken emekli oldular, yurtdışına gittiler. Küstürüldüler. Sağlık tamamen, özel sektörün, hastane patronlarının yönettiği bir sisteme dönüştü. Bazı yasaları artık bakanlığın kendisinin değil, özel hastane birliklerinin çıkardığını düşünüyorum.”
Asistan hekim Utku Özgündüz’se “Hem eğitim hakkımızı hem de hekimlik onurunu savunmak için bugün buradayım” dedi.
Özgündüz şöyle devam etti: “Türkiye yaklaşık 50 bin civarında asistan hekim var. Biz işgücünün büyük bir kısmını oluşturuyoruz. Yeterliliklerimizi sorgulamaksızın bizi doğrudan alana, her şeyin önüne atan bir sistem var. Eğitim hakkımız yeterince karşılanmıyor. Çekirdek eğitim programlarının gereklilikleri yeterince gösterilmiyor.”
Öte yandan TTB, 14 Mart’ta tüm sağlık çalışanlarını g(ö)reve çağırdı.