Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
İktidar ve kumandasındakiler Prof. Ahmet Özer’i Esenyurt’tan aldı, Türkiye ile tanıştırdı! 64 yaşındaki felsefeci, sosyolog, siyaset bilimi “hocası” eğer İmamoğlu’nun danışmanı olmasaydı, iktidar ve hempalarının epeyce nemalandığı hacmi büyük, rantı büyük, halkının çoğu yoksul ve üstelik muhafazakâr sayılan Esenyurt’ta oyların yarısını kadarını alıp belediye başkanı seçilmeseydi muhtemelen “terörist” olmayacaktı!
Ama oldu! Yıllarca üniversitelerde, kimi zaman en üst makamda görev yapmış, GAP Belediyeler Birliği Genel Sekreterliği gibi kamu görevlerinde bulunmuş, devletin ve bu iktidarın bile “açılım-barış süreci” için bir zamanlar rolünü önemsediği, 7-8 ay önce aday olmasında sakınca bulunmamış, mazbatası verilmiş birisi “geçmişi” birden “şimdiki zaman” yapılarak “terörist” çıktı!
Öcalan’ı Meclis’e bile davet edebilenlerin neden Selahattin Demirtaş’ı ısrarla ve kinle içeride tuttuğu üstüne biraz düşünürseniz, “terörist” Prof. Ahmet Özer’in özelliğini de anlarsınız. İsterseniz Can Atalay’ın, Hatay halkının oylarıyla TBMM’ye seçildiği halde, Anayasa Mahkemesi kararı da çiğnenerek neden ısrarla ve kinle içeride tutulduğunu da düşünme sürecinize ekleyebilirsiniz. Bu “terörist şahıslar” AKP’nin ve elindeki devletin en çok sinir olduğu şeyi temsil ediyorlar: İktidar karşıtı ittifak!