Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Bu ülkede ne zaman hangi fikrin muteber olacağını ve hangi tercihleriniz yüzünden başınıza ne zaman ne geleceğini bilemezsiniz. Kürt halkının son derece insancıl olan anadilde eğitim taleplerini destekleseniz teröre destek vermekle suçlanırsınız; Kürt halkının bu taleplerini görmezden gelseniz faşist diye damgalanırsınız. Başörtüsünün tüm kamusal alanlarda serbest olmasını insan hakları temelinde savunduğunuzda siyasal İslam’ın yoluna halı döşemekle itham edilirsiniz; başörtüsü talebinin sinsi amacını tartışmaya açtığınızda inançlara saygısızlıkla mimlenirsiniz. İşin kötüsü tüm damgalamalar, tüm suçlamalar, tüm ithamlar ve tüm mimlemeler farklı açılardan hem doğrudur hem yanlış.
Dünya siyaseti gücünü bu paradoksal doğrulardan ve yanlışlardan alır ve korkunç niyetlerini bu paradoksları köpürterek gerçekleştirir. Siz hep ortada kalırsınız ya da oradan oraya savrulursunuz. Çünkü bu dünya düzeninde tarafsızlığın ve adil olmanın hükmü geçmez. Sizden muhakkak bir güce bağımlı olmanız ve adalet gözetmeden tarafınızı seçmeniz istenir. Bu sadece bireylerin değil ülkelerin de çıkmazıdır.
İster şu 101 yıllık süreci ister şu son 101 günü doğru okumaya, kendinize durabileceğiniz adil bir nokta bulmaya çalışın, mümkün değil başaramazsınız. Ya silahlı mücadeleye kesinlikle karşı olacak ve Kürt hareketine külliyen kuşkuyla bakacaksınız ya da Kürt halkına yapılan haksızlıkların ortadan kaldırılması için süreci hızlandıran terör illetine ve o illete ilişip yürütülen resmi ve gayriresmi hukuka katlanacaksınız. Ya Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarı alaşağı etmek için denediği tüm yolları verdiği tüm tavizleri hiç ama hiç sorgulamadan destekleyecek ya da laiklikten, bağımsızlıktan, toprak bütünlüğünden asla ödün vermeyen bir cumhuriyet için ona sırtınızı döneceksiniz. Ya siyasi İslam’a kıymet verecek, hedefine ilerlerken kurduğu tüm ilişkileri, yaptığı takiyyeleri mübah görecek ya da hiç oyalanmadan hemen dinden çıkacaksınız. Hiçbirini yapmak istemiyorsanız, o zaman oturup kara kara düşüneceksiniz; Devlet nedir, halk kimdir, inanç niyedir, bu dünyada asıl neyle savaşılması gerekir?