Rıfat Okçabol: Bakanlık, bu resmi açıklamayla toplumu kandırarak suç işlemiş oluyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun Meclis’te kabul edilmesi üzerine bakanlık 10 Ekim 2024 günü web sayfasında bu kanunla ilgili bir açıklama yapmıştır. Bakanlık, bu açıklamasında şu ifadeye de yer vermiştir: “Öğretmenler; öğrencilerini, Atatürk inkılap ve ilkelerine ve anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı, Türk milletinin millî, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış hâline getirmiş erdemli insanlar olarak yetiştirecek.”

Bakanlık, bu resmi açıklama ile resmen toplumu kandırarak suç işlemiş oluyor. Çünkü! Kasım 2003’te başlayan ve 21 yıldır süren AKP iktidarının söylemleri ve uygulamaları, aşağıda örneklendiği gibi, Atatürk inkılapları ve ilkeleri ile de, insan haklarıyla da, Anayasa’nın başlangıcındaki temel ilkeleriyle de bağdaşmamaktadır:

Fetöcü darbe girişimine kadar 13 yıl okullarda “Kutlu Doğum Haftası” etkinlikleri düzenlenmiştir.

2005’ten bu yana, kader ve sabır gibi genellikle çocukların sorgulamasını, irdelemesini ve araştırmasını engelleyen dini anlayışı öne çıkaran “değerler eğitimi” sürdürülmektedir.

3797 sayılı yasa yerine 2011’de çıkarılan 652 sayılı KHK’de, bu yasada var olan öğrencilerin “insan haklarına ve anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev ve sorumluluklarını bilen insanlar olarak yetiştirilmesi” maddesine yer verilmemiştir.

Pek çok maddesi Anayasa’nın laiklikle ilgili maddelerine aykırı olan 4+4+4 yasası çıkarılmıştır.

Din dersleri açılmıştır.

Din derslerinde gerektiğinde kocanın eşini dövebileceğini belirten “Peygamber’in veda hutbesi” okutulmaktadır.

Okullarda, çocukların Cumhuriyet döneminde giymeye başladığı giysi türleri yasaklanırken türban serbest bırakılmıştır.

Okullarda mescit, üniversitelerde cami açılmıştır.

Okullarda, laikliği, bilimselliği ve halk egemenliğini öne çıkaran milli bayramların kutlanmasına son verilmiştir.

Rıfat Okçabol’un yazısı