Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Metal yaka dediğim; robotlar… Mavi yakalı kol işçileri, beyaz yakalı ofis çalışanları ve yakasız dediğimiz ev çalışanlarının yanı sıra istihdam tanımına getirilen yeni kavram bu… Giderek daha fazla dillendirilir oldu. Öyle ki yapay zekâyla donatılmış insansı robotların fiyatı da 10 bin dolara kadar indi. Çin’de yeni akım; fabrikanın tamamını robot çalışana teslim etmek…
Bu sayede üretim artışı sağlanıyor, maliyet düşüyor ve küresel arenada fiyat rekabetinde üstünlük temin ediyor. Karanlık fabrikalardan değil, humanoid denilen iki ayaklı, bize benzeyen ve zekâ sahibi robotlar söz konusu… Bilgi fakirliği; İkbali kaybetmişlik tanımına yakın, garip davranış kalıpları sergileyen yeni fakirlik türüdür. Bunlar robotların işsiz bıraktığı nitelikli insanlardır… Geleneksel fakir, yoksulluğuyla ne yapacağını bilir. Zira hayatta kalma repertuarı geniştir ve yoksunlukla baş etme pratiği vardır.
Yeni fakir, yoksunluğuyla ne yapacağını bilmez, bilemez. Zira pratiği yoktur. Elinde avucunda ne varsa kaybedip, akıllı robotlar yüzünden “zengin”likten, “dibe” vurmuştur. Akıllı robot istihdamı bana göre, sendikaların yeni mücadele alanı olacaktır. Acaba metal yakalıların sendikası, sendikacısı olacak mı? Bizdeki sendikalar henüz işyeri / işkolu sendikacılığından ötesini göremeyip ücret pazarlığından farklı müzakere bilmediğinden, robot istihdamı onlara bilim kurgu gibi geliyordur şimdi.
Türkiye’de 208 üniversitenin yüzlerce fakültesinde, çalışma ekonomisi, sosyal siyaset disiplini okutulur. Tez taramalarımdan çok az ödevin, robot istihdamı üzerine verildiğini anlıyorum. Biliyorum ki küresel rekabet şartları, robot istihdamını çok kısa sürede ülkemiz sorun envanterine katacaktır. Ancak ne üniversitelerimiz, ne kamu, ne de sendikalarımızın böylesi bir kavramdan haberi yoktur. Oysa olsa iyi olur.