Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Geçen on yılda hem Kürt sorunu hem PKK’nın ilişkileri daha da uluslararasılaştı. Türkiye’ye iyi niyetle bakan bir başkan olduğu halde, Obama “Kobani olayları” üzerine, IŞİD’e karşı PKK/YPG militanlarını kullanma, destekleme kararını almış, maalesef Ankara bunu önleyememişti. Bugün Suriye’nin petrol sahalarının önemli bir kısmı PKK/YPG kontrolü altındaki bölgededir. Bir arada Suriye’den çıkacaklarını söyleyen Trump’ın fikir değiştirip, “Petrol sahalarını korumak için Suriye’de kalacaklarını ve Suriye Demokratik Güçleri’ne (YPG’ye) yardımcı olacaklarını” söylemesi son derece önemliydi. (23 Ekim 2019)
Petrol yanında, ABD’nin terör örgütünü ağır silahlarla donatması IŞİD’le mücadeleden ibaret olmayan bir politikayı gösteriyor. PKK’nın İran, Esat rejimi ve Rusya ile de ilişkileri var. Sorun ağırlaşmıştır. Sorun ne kadar dal budak salmış görüyorsunuz. Öcalan bir faktör olabilir ama onun çağrısıyla bir sonuç alınabileceğini sanmıyorum.
Türkiye’nin sadece içeride demokrasi ve hukuk değil, dış politikayı ve uluslararası enerji projelerini de dikkate alan, ekonomiyi de içeren kapsamlı ve uzun vadeli bir ‘devlet politikası’ oluşturması gerektiği apaçık belli. Bahçeli’ninki ayrıntıları iyi düşünülmemiş, uzmanlarca çalışılmamış bir konuşma. Siyasetin seçim ve anayasa taktikleriyle bu sorun çözülmez, hatta azdırılabilir; öyle de olagelmekte.