Tıp fakültelerini asistansız bırakıyorlar

MESUDE DEMİR

@mesudedemirr

Yeni açıklanan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) kontenjanları tıp fakültelerinde şaşkınlıkla karşılandı. Köklü tıp fakültelerine birer, ikişer, üçer, şehir hastaneleri kliniklerineyse onlarca asistan kadrosu açıldı.

Fotoğraf: Pexels

Geçtiğimiz cuma TUS’u geçen ve tercih yapacak hekimler için eğitim hastaneleri ve tıp fakültelerinin asistan hekim kontenjanları açıklandı.

Bilhassa büyükşehirlerdeki köklü tıp fakültelerinin uzmanlık eğitimi veren kliniklerine ayrılan kontenjanların çok düşük olması dikkat çekti.

Örneğin çok tercih edilen, eğitim kapasitesi yüksek, hasta yoğunluğu ve çeşitliliği yüksek, en zor vakaların son çaresi olan tıp fakültelerinin pediatri (çocuk sağlığı ve hastalıkları) kliniklerine verilen kadro sayısı çok düşük.

Eğitim kapasitesi daha düşük şehir hastanelerine yüksek sayıda asistan

Köklü fakülteler olan İstanbul, Cerrahpaşa ve Hacettepe Tıp fakültelerinin pediatri kliniklerine sadece ikişer kadro verildi. Marmara ve Ankara Tıp fakültelerininse pediatri kliniklerine üçer asistan hekim yeterli görüldü.

Sağlık Bakanlığının bazı hastanelerinin pediatri kliniklerine verilen pediatri asistan hekim kadrosu sayısı şöyle: Çam Sakura Şehir Hastanesi’ne 30, İzmir Şehir Hastanesi’ne 22, Kanuni Sultan Süleyman Eğitim Hastanesi’ne 20, Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne 19.

Dikkat çeken bir başka konu da bazı kliniklere ya sadece yabancı asistan hekim kontenjanı açıldı ya da sayıları daha yüksek tutuldu. Bu arada yabancı asistan hekimlere maaş ödenmiyor. 

Ayrıca aile hekimliği uzmanlığı için ayrılan kontenjan da yüksek. Üç yıl süren aile hekimliği uzman eğitimi sırasında asistan hekimlerin rotasyonlarıyla kliniklerin ihtiyaçlarının karşılanacağı düşünülüyor.

‘Bazı servisler kapanabilir’

Diken’e adının gizli kalması kaydıyla konuşan bir tıp fakültesinin pediatri anabilim dalı öğretim üyesi, açılan kadroları görünce ‘şok’e olduklarını söyledi. Kontenjanların önceki sınava göre hızla düşmesinin eğitim, hizmet ve araştırmalarda çok ciddi aksaklıklara yol açması bekleniyor. Pediatri kliniğinde 20’ye yakın yan dal olduğunu belirten profesör, asistan hekim yetersizliği nedeniyle bazı servislerin kapanabileceğini dahi söyledi.

Kararın düşünülmeden alındığını düşünen profesör, şöyle devam etti: 

“Asistan hekimlerimiz nöbet ertesi izin kullanılıyordu. Bu izin çok insani bir hak. Ancak asistansızlık bu izinlerin de aksamasına yol açacak. Üniversitelerde kadro azaltıp, Sağlık Bakanlığı hastanelerinde kadroların aynı kalması çok manidar bir durum. Neden böyle yapıldığı açıklanmalı.

Kendi hastanelerinde kadrolar açılıyor ama yine boş kalacak. Daha önce de olduğu gibi. Hekimler hastaneleri tercih etmeyebiliyor. Çünkü asistan eğitimi çok özellikli. Eğitimde mutlaka ve mutlaka birçok yerden bakıp değerlendirmek gerekir.”

Eğitim kapasitesi düşük yerlere, yüksek kontenjan verildi

İstanbul’daki bir başka fakültenin pediatri kliniğinde halen eğitim alan asistan hekimse şunları söyledi: 

“Bu kontenjanlarla üniversitelerin kapasitelerini küçültürken, şehir hastanelerininkini büyütüyorlar. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hastaneleri asistanlarla çevireceklerini söylemişti. Bir açıdan yapılan buna da uygun. Eğitim kapasitesi düşük yerlere, yüksek sayıda kontenjan vererek yeni bir dil de oluşturuyorlar.”

Üniversite hastaneleri özel sağlık sektörünün ciddi rakibi. Asistan hekimlerin sayısının azalması servis kapasitelerini etkileyecek. Bakılan ve yatan hasta sayısı azalacak. Asistan hekim, “Alttan gelen asistan hekim olmazsa, iş yükü nedeniyle biz mevcut hekimler tükeniriz. Aynı basamakta patinaj yaparız. Acillerden kliniğe hasta transferi yapılamaz. İstifa edenler olur” dedi.

Asistan hekimler: Kılavuz yenilensin

Öte yandan Marmara Tıp Fakültesi’nden bir grup pediatri asistanı tercih dönemi bitmeden kılavuzların yenilenmesi ve tıp fakültelerindeki asistan hekim kontenjanlarının artırılması çağrısı yaptı: 

“Yalnızca bir yerleşkesinde üç kat çocuk servisi olan bir kliniğe üç asistan kontenjanı verilmesi nöbet ertesi iznini de düşündüğümüzde yakın gelecekte ya tükenmişliğe ya da halkımızın sağlık hizmeti almasında özel hastanelere mahkum edecek çocuk yataklarının kullanılmaz hale geleceği servis kapatmalarına giden yolun taşlarını döşeyeceği aşikar.”