Yusuf Ziya Cömert: Nereye harcadın diye sorduğumuz zaman devlet ricalinin asabı bozuluyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İktidarın yakında sana vergi salacağım, ayağını denk al diye bizi uyarmak gibi bir vazifesi yok. Fakat verginin bir mantığı olması lazım. Mesela vatandaşın kazancından makul ölçüde vergi almak bu mantığın hudutları içindedir. Vatandaşın harcamasından vergi almak da mantıklı sayılır. Fakat harcasın harcamasın vatandaşın kredi kartının limitinden vergi alınması yeni bir keşif. Ayrıca, insanlar kredi kartıyla harcama yaptığı zaman Kdv, ötv, lüks tüketim vergisi diye isimler koyup vergiyi alıyorsun. Al vergiyi, onun uygun gördüğün kısmını savunma sanayiine tahsis et. Notere evrak tasdik ettirmem gerekti. Mesela diplomam için ‘aslı gibidir’ deyip mühür vurdurtacağım. Ondan da vergi almak istiyorsun.

Bakan Şimşek, toplanan paranın bir kuruşunun bile bütçeye girmeyeceğini söylüyor. Bir paranın bütçeye girmemesi faydalı bir şey mi? Girsin bütçeye, bütçeden planlı bir şekilde harcarsın. Ayrıca, doğru kullanacağına itimat etsek de etmesek de parayı iktidarın tasarrufuna veriyoruz iktidar da harcıyor. Bazen doğru yere, bazen yanlış yere harcıyor. Nereye harcadın diye sorduğumuz, mesela 128 milyar dolara nereye gitti dediğimiz zaman devlet ricalinin asabı bozuluyor.

Öyle bilir bilmez, doğruya yanlışa harcaya harcaya ekonomiyi bozdular. Bozmasaydılar savunma sanayiini de yüksek teknoloji ürünlerini de geliştirmeye yetecek parası olurdu devletin. Yanlış harcadılar, yanlış yönettiler, ekonomiyi göz göre göre krize soktular. Paranın bütçeye girmemesi harcamada daha çok serbestlik anlamına bile gelebilir. Bizim yetkililerimiz büyük tecrübe kazandılar, parayı verimli bir şekilde sevk ve idare etmenin profesörü oldular. Bir para onların kontrolünde seyr ü süluk ederken, hammaddeyi kim nereden satın alacak, üretimi kim yapacak, arada üretilen ve üretilmeyen artı değerden kim istifade edecek? Bunu yönetmenin üstadı oldular. Şöyle bir şey tasavvur edebiliyor musunuz? Bir miktar para, bu zevatın erişebildiği üretim hattına benzer bir platformdan sağ salim, başına bir kaza gelmeden geçerek üretim hattının nihayetine ulaşacak?

Yusuf Ziya Cömert’in yazısı