Geçen hafta basında, bu radyonun yayın lisansının Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından iptal edildiğini okudum. Merak ettim RTÜK kararını buldum. Kararda, bir Açık Radyo yayınında “Ermeni Soykırımı” ifadesi geçmesinin gerekçe olduğu görülüyor. Cengiz Aktar, doğrudan “Ermeni soykırımı olmuştur” vb. bir şey söylemiyor. Evet, yaşananların bir “katliam” olduğunu söylüyor ama kendisi “Ermeni soykırımı” ifadesini kullanmıyor, bunu aktarıyor. Mesele evvela bir hukuk meselesidir. Şu hâlde mahkemelerin ne dediğine bakmamız gerekiyor. Bu konuda en verimli kaynak, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesinin kararlarıdır. Gelelim 1915 meselesine. Avrupa hukuk çevrelerinde, Holokost inkârına ilişkin bu içtihadın, 1915 olayları için de geçerli olup olamayacağı uzun yıllar tartışıldı. Buradan hareketle “Ermeni Soykırımının inkârı suç sayılmalıdır” görüşleri ileri sürüldü. Hatta bazı devletlerin parlamentoları bu görüşü benimsedi. Bu ülkelerden biri İsviçre’ydi.
Doğu Perinçek bu ülkede böyle bir görüşü ileri sürmenin suç sayılmasına tepki gösterdi. 7 Mayıs 2005’te Lozan’da “Ermeni soykırımı emperyalist bir yalandır!” temalı bir basın açıklaması yaptı. Bu bir sivil itaatsizlik eylemiydi. İsviçre makamları Sayın Perinçek’e hapis cezasına ikame para ceza kesti ve konu İHAM’a taşındı. Dolayısıyla yıllardır tartışılagelen “Holokost ile 1915 aynı mıdır” sorusuna ilk kez yanıt verilme olanağı doğmuş oldu. İnsan Hakları Mahkemesi bu vakada söz konusu beyanı Holokost inkârından açıkça ayırdı. Mahkeme, bu sözlerin iğneleyici olduğunu kabul etti ama Perinçek’in Türklerin ve Ermenilerin yüzyıllarca barış içinde birlikte yaşadığına dair göndermelerini, olayların mağdurlarını küçümseyici sözler etmediğini, hatta katliamlar ve toplu sınır dışı işlemlerinin varlığını reddetmediğini ve fakat asıl hedefinin “emperyalistler” olduğunu kaydetti.
Sonuç itibarıyla Doğu Perinçek’in ifade özgürlüğünün ihlal edildiği sonucuna varıldı. Perinçek kararının -atıf yapılan diğer içtihatlarla birlikte okunduğunda- bize söylediği iki önemli şey var. Birincisi; 1915 olayları ile Holokost bir değildir. Yani “Ermeni soykırımı inkârı”, kategorik olarak ırkçı değildir. İkincisi ve daha da önemlisi “Ermeni soykırımı yalandır” demek de “Ermeni soykırımı gerçektir” demek de ifade özgürlüğü kapsamındadır. Irkçı bir saik ve dezavantajlı gruplara şiddet teşviki saptanmadıkça bu özgürlüğe müdahale haksız olacaktır. Somut olayı incelediğimizde “Ermeni soykırımı” ve “katliam” ifadelerinin bizzat Türklere, Türk milletine dönük ırkçı amaçlarla değil, Osmanlı Devleti’ne ve bu çizgideki güncel politik hatta dönük bir söylem olduğu rahatlıkla söylenebilir. Şunu da eklemeden yapamayacağım: Böyle sorumsuzca uygulanan yaptırımların politik de bir yönü var. Böyle cezaların verilmesi ifade özgürlüğünü zedelediği ve meselenin sağlıklı tartışılmasına izin vermediği gibi, tarihsel açıdan yanlış ithamlarda bulunanların ekmeğine yağ sürüyor.