Almanya, bir süredir Avusturya, İsviçre, Çekya ve Polonya sınırlarında başlattığı kontrolleri, Fransa, Lüksemburg, Hollanda, Belçika ve Danimarka’yı da kapsayacak şekilde genişletti.

Ağustos ayında Solingen’de yaşanan bıçaklı saldırı, göç ve sınır dışı etme konularında koalisyon hükümetine yönelik eleştirileri yeniden canlandırmıştı. Bunun üzerine Almanya Şansölyesi Olaf Scholz, göç yasalarında sıkı tedbirler uygulanacağı sözünü vermişti.
Alman Meclisi Federal Polis Sorumlusu Uli Grötsch, Deutschlandfunk’a yaptığı açıklamada, halihazırda kontrollerin gerçekleştirildiği 2400 kilometreye 1200 kilometrenin daha ekleneceğini söyledi.
Almanya İçişleri Bakanlığı, buna gerekçe olarak düzensiz göçle mücadeleyi gösterdi.
Bakanlık, sınır kontrollerinin söz konusu ülkeler arasında işe gidip gelenlerin günlük yaşamlarını, ticaret ve seyahatlerini az etkilemesi için ellerinden geleceğini yapacaklarını belirtti.
Almanya, bugüne kadar gerçekleştirdiği sınır kontrollerinde 30 bin kişinin ülkeye girişine izin vermedi ve sınırlarda 1300’den fazla kaçakçı yakalandı.
Geçen yıl ekimden beri Almanya Polonya, Çek Cumhuriyeti ve İsviçre sınırlarında kontroller yapıyordu. Avusturya sınırındaysa 2015’ten bu yana kontroller devam ediyor.
AB ülkeleri karara tepkili
Almanya’nın tüm kara sınırlarında kontroller yapması, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu ile AB ülkelerinin tepkisine neden oluyor.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, kararı kabul edilemez bulurken Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, düzensiz göç sorununun Şengen Bölgesi’nde serbest dolaşıma getirilen kısıtlamalarla çözülemeyeceğini ifade etmişti.
Avusturya hükümeti de Almanya’nın sınırdan daha fazla insanı geri çevirmesi durumunda bu kişileri geri almayacaklarını duyurmuştu.
AB Komisyonu Sözcüsü Anitta Hipper, Şengen Bölgesi’nde AB üyesi ülkelerin iç sınır kontrollerini yalnızca istisnai durumlarda uygulayabileceğini, bu yönde karar alan Alman hükümetiyle temasta olduklarını ve Berlin yönetiminin bu kararı neden aldığının analiz edildiğini belirtti.
Şengen Bölgesi’ndeki kontrollerin AB Komisyonuna bildirilmesi gerekiyor. Almanya, bunu 15 Mart 2025’e kadar olan dönem için yaptı.