İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, gösterimine saatler kala Uluslararası Film Festivali’nin programından çıkarılan ‘Bir Gerilla Belgeseli: BAKUR‘ isimli belgesele ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan yazılı bir açıklama yapıldı.
Festivalde yer alacak yerli filmlerin Bakanlık’tan kayıt tescil belgesi alması gerektiğine ilişkin mevzuatın 9 Ocak 2014’de gönderildiğinin altının çizildiği açıklamada, “Festival yönetiminin eski tarihli genel bir yazıyı yeni gönderilmiş gibi lanse etmesi, kabul edilemez ve maksatlı bir tutumdur” denildi.

“Festival yönetiminin tüm bilgi ve tecrübesine rağmen gerçekleştirdiği eksik uygulamaların neticesinde gelinen noktanın tamamen yönetim zafiyeti ve sorumluluk anlayışıyla bağdaşmayan bir durum olduğu açıktır” diyen bakanlık, sorumluluğun kendilerine yüklenmesinin bu yönetim zaafiyetini pekiştirdiğini belirtti.
Propaganda konusu festival yönetimini ilgilendirir
Sansürün sorumluluğunu üzerine almayan bakanlığın açıklamasında buna karşın, filme ilişkin haberlerde geçen ‘PKK belgeseli’ nitelemesinden hareketle Bakur belgeseli için şu ifadeler yer aldı: “Terör örgütü propagandasının söz konusu olması hiçbir şekilde temel demokratik değerlerle ve düşünce özgürlüğünün evrensel kriterleriyle bağdaşmayan bir durumdur. Bu noktada da ‘PKK belgeseli’ nitelemesinin işaret ettiği gibi, terör örgütü propagandası konusu da söz konusu vakfı ve festival yönetimini ilgilendirmektedir.”
Ne olmuştu?
Ertuğrul Mavioğlu ve Çayan Demirel imzalı Bakur isimli belgesel, gösterimine üç saat kala festival yönetimi tarafından programdan çıkartılmış gerekçe olarak da belgeselin Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan kayıt tescil belgesi alamamış olması gösterilmişti.
Belgesele sansür uygulandığı belirten 20’yi aşkın isim filmlerini Uluslararası İstanbul Film Festivali’nden çektiğini açıklamıştı. Bu gelişmelerin ardından bir basın toplansı düzenleyen festival komitesi hem ulusal hem de uluslararası yarışmaların ve kapanış töreninin iptal edildiğini duyurmuştu.