Orta Vadeli Program, bir istikrar programı değil. Hükümet bu programla iktisadi istikrarı sağlayacağını sanıyor. Ama yalnızca kendisi inanıyor.
Reel sektör ve iktisat bilenler, bugünkü istikrar sorununun çözülmesi için inandırıcı bir istikrar programının olması gerektiğini biliyorlar. Biliyorlar ki, Türkiye’de güven sorunu ancak bir istikrar programı ile sağlanabilir.
Zira, istikrar programlarında uygulanacak iktisat politikaları ve modeller de açıklanır. Bu nedenle iktisadi ajanlar ve piyasa güven duyar.
Oysaki Orta Vadeli Programı, cumhurbaşkanı yardımcısı sanki ekonomide istikrar varmış gibi, hiçbir sorun yokmuş gibi ve müjdeler vererek açıkladı.
Bütçe açığının GSHY’ya oranının yüzde 6,4’ten yüzde 5,2’ye gerilemesini, cari açık/GSYH oranının da yüzde 4’ten yüzde 1,7’ye gerilemesini sanki bütçe fazlası ve cari fazla veriyormuşuz gibi, sevindirici olduğunu söyledi.
Bu iktidar, gerçekler ve reel değerlere bakmıyor, krizi görmezden geliyor. İthalata, dış ve iç açıklara bakmadan ihracat uçtu diyor. Bu şekilde 21 senedir tamamıyla algı yaratmak üstüne bir politika izliyor. Ancak iş açlık noktasına gelince, algı oluşturmak, siyaha beyaz diyerek algı yaratmak artık mümkün olmuyor.