Mustafa Yalçıner: Erdoğan-Abbas görüşmesinin bir kıymetiharbiyesi yoktur

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

El Fetih ve Filistin Kurtuluş Örgütü Başkanı Mahmut Abbas yarın Türkiye’de.

Pek gelmek istememişti, elde edeceği bir şey olmadığını düşünüyor olmalıydı, sonunda razı oldu. Erdoğan, bayağı sert eleştirmiş; “Davet ettiklerini, ama icabet etmediğini” açıklayarak, “Özür dilemesi gerektiğini” söylemişti. Neden dilemesi gerekiyordu -meçhuldü!

Biden kaç kez  davet edilmiş, ama gelmemişti. Ondan özür istenmemişti! Tersine, o gelmeyince, Erdoğan ABD’ye gitmek için çok uğraşmış, ama davet alamamıştı.

Herkes dünyada bir hiyerarşi olduğunun farkındaydı. Eski “Eyy Amerika…”, “Eyy Avrupa…” türü tiratlara aldanılmasın. Tümü iç politikaya yönelikti. Şimdiyse durum iyi değil, güç ve taban kaybını en iyi kaybeden bilir. Kayıpların nedenini de. Gerçek o ki artık ayaklar suya ermiş durumda.

Eskiden de kim nedir ne değildir, hangi ülkeye nasıl davranılır bilinirdi. Ancak şimdi “uçan kuşa muhtaçlık” durumunda her şey çok açık. Kime kükrenir, kime mızıldanılır, bilinir. “Dişe göre” olan Biden değil, Abbas’tır.

Abbas’a da doğrusu müstahak! Elinde avucunda pek bir şey kalan birisi değil çoktandır.

İsrail gibi, ABD de, güçsüzlüğünden dolayı ciddiye almıyor artık Abbas’ı, ancak, İsrail kabul etmese de, “Savaşın sona ermesinin ardından Gazze’de Mahmut Abbas’ın söz sahibi olmasını istiyor”.

Abbas artık ciddiye alınır gibi değil. Durumu ve Batı Şeria nüfusunun yüzde 90’ından fazlasının istifasını istemesi nedeniyle popülaritesi eksilerde.

Ancak sadece Abbas o durumda değil. “Türkiye’nin Gazze Şeridindeki saldırılara müdahale edebileceği” türünden söylemleri Filistinliler arasında hâlâ bir parça karşılık buluyor olsa bile, hâlâ dolaylı yollardan ticareti sürdürdüğü İsrail’i Uluslararası Ceza Mahkemesine şikayet bile etmediği biliniyor.

Türkiye üstelik İsrail’i tanıyanlardan. AKP HAMAS’ın “Müslüman kardeşi”, ama Haniye’ye ev sahipliği bile yapmaktan kaçındı.

Sonuç şu ki, Erdoğan-Abbas görüşmesinin bir kıymetiharbiyesi yoktur. İki eksi ancak birbirleriyle çarpıldığında artı yapar!

Mustafa Yalçıner’in yazısı