10 bin liralık emekli maaşını bayramdan önce alamayan bir dede, kendisine mikrofon tutan muhabire şöyle sesleniyordu:
“Torunlarım için canımı veririm, ama üç kuruş harçlık veremiyorum…”
Sözcükler ağzından dökülürken sesi titriyor, ıslaklık nedeniyle gözü parlıyordu.
80’lerde, devlet babanın, çiftçi Ali Rıza’nın, öğretmen Zeki’nin ve verimli toprakların sunduğu imkanlarla mutlu olan çocuklardan (milattan sonra 2024 yılında) maalesef eser yok şimdi.
Bu durum “eski Türkiye”, “yeni Türkiye”, “Türkiye Yüzyılı” gibi tamlamaları dillerine pelesenk eden siyasetçilerin eseridir.
Eserinizle övünün!