Gence yakıştırılmaması meme kanseri tanısını geciktiriyor

MESUDE DEMİR

@mesudemirr

Meme Kanserinde Hasta Yolculuğu Araştırması, tanısından tedavisi ve takibine kadar hastaların pek çok güçlük yaşadığını bir kez daha ortaya koydu. Hekimlerin dahi genç hastaya meme kanserini ‘yakıştırmaması’, tanıyı geciktirebiliyor.

Fotoğraf: Canva

Kanser Savaşçıları Derneği, meme kanserinin sık görülen alt tiplerinden üçlü negatif meme kanseri tanısı alanların sorunları ve ihtiyaçlarını belirleyerek, çözüm üretebilmek için bu bilimsel araştırmayı yaptı. Araştırmayı derneğin de yönetim kurulu üyesi olan, Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürkan Sert yürüttü. İstanbul’da bir özel hastanede tedavileri süren 10 hastayla birebir görüşüldü. Bilimsel bir dergide yayınlanacak araştırmanın ilk verileri paylaşıldı.

Üçlü negatif meme kanseri (TNBC) alt tipi, tüm meme kanseri vakalarının yaklaşık yüzde 10-15’ini oluşturuyor. Üçlü negatif meme kanseri, diğer birçok kanser türünden farklı. Daha genç ve menopoz öncesi kadınlarda daha sık teşhis ediliyor. Türkiye için ise TNBC ortalama tanı yaşı 44-50 arasında değişse de diğer alt tiplerin de yer aldığı çalışmalarda görece olarak ortalama tanı yaşı daha da genç.

Çoğunluğu kitle ellerine gelince fark etmiş

Kanser tedavilerinde kullanılan ilaç seçenekleri artsa da erken tanı önemini koruyor. Görüşülen hastaların neredeyse hiçbirinin kanseri ‘tarama’yla (mamografi ya da ultrasonografi vs.) yakalanmamış. Geç tanı alanların sayısı daha fazla. Tesadüfen ele gelen bir kitleyle hekime başvurulmuş. Bu kanser türünün henüz tarama programına girmeden, genç yaşta (20’li yaşlarda) da görünmesinin bunda etkisi var. Ancak gerek hastaların gerekse hekimlerin davranış ve tutumları tanının aksamasında etkili.

Özlem Sönmez, Gürkan Sert, Belma Kurdoğlu Akgün vereleri paylaştı.

Tanı almaları 5-6 ay hatta 10 ay süren hastalar olduğunu belirten Sert, genç yaştaki kadınlar başvurduklarında hekimlerin dahi kanser olduklarını düşünmediklerini aktardı. Hastalardan birinin memesinde giderek büyüyen kitle için yaptığı hekim ziyaretlerinden sonuç almadığını anlatan Sert, “Yanlış yaklaşım ve ihmaller var maalesef. Hekim ‘o kadar gençsiniz ki konduramadım’ demiş. ‘Memede ağrı varsa korkmayın, kanser değildir’ diyenler varGebe, memesinde ağrı olan bir hastaya da ‘emzirince geçer’ denmiş. Antibiyotik, ağrı kesiciyle yollanmış, ‘altı ay sonra gel’ denmiş.  Hasta da 1.5 sene ihmal edince, nohut tanesi kadar olan kitle, ceviz büyüklüğüne gelmiş. Başka bir hastada tomografi çekildikten sonra hekim raporu okumamış. Meğer evrakta biyopsi gerektiği yazılmış gibi örneklere rastladık” dedi.

Hasta için iyileşmek kadar, saçı, kaşı, kirpiği de önemli

Tedavi esnasında saçların, kirpiklerin dökülmesi hastaları çok etkiliyor. Sert, bu travmanın göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. “Hastalar ‘saç, kaş, kirpiklerin dökülmesi beni kanserin adından daha fazla yordu’ diyorlar.” diyen Sert hastanın yaşamının bir bütün olarak görülmesinin önemli olduğunu söyledi ve şunları anlattı: “Tedavi esnasında saçın dökülmemesi için uygulamalar var. Ancak pahalı. Peruklar da öyle. Bunun bir güvence kapsamında olması çok önemli.”

Araştırmanın ortaya koyduğu başka veriler özetle şöyle:

*Hastaların başvurdukları sağlık kurumuna göre tanı alma süreleri değişkenlik gösteriyor.

*Genç yaş ve ailede kanser öyküsü olmaması, tanı alma süresinin uzamasına neden oluyor.

*Hastaların tanı alma sürelerinin uzaması tedavi süreçlerini güçleştiriyor.

*Tedavinin başlamasıyla birlikte hastalar kemoterapi sürecinde güçlük, ağrı, halsizlik, beslenme sorunları, psikolojik sorunlar yaşayabiliyor. Bu dönemde de palyatif bakıma ihtiyaç duyuluyor.

*Tedavi sürecinde özel hastane ve kamu hastanelerinden hizmet alanların yaşadıkları süreçler farklılaşabiliyor. Kamuda hastaya ayrılan süre yetmiyor.

*Kemoterapi ilaçlarına ulaşmakta sıkıntı yaşanmıyor. Ancak bazı yenilikçi ilaçlara ulaşmak sorun olabiliyor.

*Maddi zorluklar hastalığın her evresinde hastayı ve hasta yakınlarını doğrudan etkiliyor. Bazen SGK ve özel sağlık sigortası yetmiyor. Özel sağlık sigortaları da bazı tedavileri karşılamıyor ya da geç ödeme yapıyor.

Kanser ilaçlarına erişimde önemli adımlar atılıyor

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, üçlü negatif meme kanserinde hastalığın genç yaştaki kadınlarda geç evrede teşhis edilmesi ve agresif seyirle ilerlemesi nedeniyle hastaların yenilikçi tedavi seçeneklerine hızlı erişiminin önemli olduğunu söyledi. Bu konuda Sağlık Bakanlığı’nın değerli ve olumlu adımlar attığını belirten Sönmez şunları söyledi: “Klinik çalışmalar, uygun hastaların yenilikçi tedavi seçeneklerine erişimini mümkün kılıyor. Bu süreçte hastaların hekimleri tarafından detaylı ve doğru şekilde bilgilendirilmesi son derece önemli.”

Sönmez, hastaların sorularını doktorlarına sormaları gerektiğini, sosyal medya kanallarında başka kanser hastalarının paylaştığı deneyimlerin yanıltıcı olabildiğini vurguladı: “Hastalar yardımcı olmak için yaşadıklarını paylaşıyor. Ancak yardımcı olmuyor, daha çok umut kaybettiriyor. Hastaların tanılar, yaşadıkları da farklı olabiliyor. Hastaların doğru tedaviyi doğru yerde, bilgiyi doğru yerden alması önemli. Sivil toplum kuruluşları, Türk Tıbbi Onkoloji Derneği’nin web sitesinde Türkiye’nin her yerinde medikal onkologlar var. Kanser tedavisinin orkestra şefi bizleriz.”

Kamu hastanelerindeki yoğunluk nedeniyle hastaya ayrılabilen zaman maalesef kısıtlı.

Kanser Savaşçıları Derneği Başkanı Belma Kurdoğlu Akgün, bu araştırmayla üçlü negatif meme kanseri tanısı alanların ve yakınlarının kanserle tanışma anından itibaren tedavi ve sonrasındaki süreçlerinde karşılaşabilecekleri ihtiyaçlarına çözümler üretebilmeyi amaçladıklarını söyledi. Akgün, “Araştırmanın kanserle ilgili hasta olsun olmasın toplumda farkındalık yaratacağına inanıyoruz” dedi.

Üçlü negatif meme kanseri (TNBC: Triple Negative Breast Cancer) nedir?

Meme kanseri geniş bir hastalık spektrumunu kapsıyor. Hastada meme kanseri bulunduğunda, tedavi seçeneklerini belirlemek için üç farklı reseptör test edilir. Bunlar; östrojen reseptörü (ER), progesteron reseptörü (PR) ve insan epidermal büyüme faktörü reseptörü 2’dir (HER2). Üçlü negatif meme kanseri, bu reseptörlerin tümör hücresinde olmamasıyla tanımlanıyor. TNBC kanser hücrelerinin hormon reseptörleri (östrojen veya progesteron) yok ve sınırlı miktarda HER2’ye (insan epidermal büyüme faktörü reseptörü 2 olarak bilinir) sahip. Hastalık bu reseptörlerden yoksun olduğu için mevcut tedavi seçenekleri (hedefe yönelik ilaçlar ve immünoterapiler) sınırlı. TNBC genellikle diğer meme kanseri alt tipleri ile karşılaştırıldığında daha büyük tümör boyutu ile kendini gösteriyor.