Hayri Kozanoğlu: 1 Mayıs'ta talepler yükseltilmeli

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Ekonominin buz keseceğini kaçınılmaz gördüğü için, işverenlere sürekli ihracata yönelmelerini, iç talepteki zayıflığı dış taleple telafi etmelerini salık veriyor. İhracatçıların geçen hafta yükselttikleri ihracatçılara özgü 40 liralık katlı-kur talebinin Şimşek zihniyetinde karşılanması beklenemez. Öyleyse geriye ucuz işgücüne bağlı rekabet avantajı kalıyor. Bunun da olmazsa olmaz koşulu, asgari ücretin 2025 başına kadar sabitlenmesi görünüyor.

Buna karşın 17.002 lira aylık asgari ücret kazanan emekçilerin satınalma gücü her geçen ay eriyor. Mart ayı TÜİK tüketici enflasyonu toplumda inandırıcı bulunmasa da, %3.16 olarak açıklandı. Yılın ilk üç ayındaki enflasyon %15.06’yı buldu. Dar gelirlilerin tüketim deseninde belirleyici olan kalemlerde enflasyon gıdada %70.4, kirada %124 ve ulaştırmada %94.4 ile %68,50’lik manşet enflasyonun ötesine geçti. Taze meyve-sebze enflasyonunun %82.7’ye ulaşması, Mart ayında fiyatı en fazla artan kalemler arasında %18.6 ile kuzu eti, %14.7 ile dana eti ve %12.2 ile tavuk etinin bulunması vahim bir tabloya işaret ediyor. Emekçiler ve ailelerinin vitamin ve proteinden mahrum kaldıkları, “bulgur, makarna, salça, soğan, patatese” sıkışmış bir diyete reva görüldükleri hazin bir durum ortaya çıkıyor.

2024’te sınıf mücadelesinin ana halkası temmuz ayı asgari ücret belirlemesi olacak. 31 Mart seçimleriyle geleceğe yönelik umutları artan, en son Van halkının iradesinin gasp edilmesi karşısında memleketin her köşesinde demokratik tepkilerini yükselten toplumsal muhalefetin tüm bileşenlerinin asgari ücret talebi karşısında emekçilerin yanında durması büyük önem taşıyor. 1 Mayıs’ın bu anlamda önemli bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerekiyor.

Hayri Kozanoğlu’nun yazısı