Akşener, Altılı Masa’dan ayrıldığını ilan ettiği 3 Mart 2023’te “Ya tarih yazacağız ya tarih olacağız” demişti.
13 ay sonra tarih oldu.
İyi Parti’nin 27 Nisan’daki olağanüstü kurultayında aday olmayacağını açıkladı.
Olması gereken de buydu.
Çünkü 14 Mayıs’ta yüzde 9.9 ile 5.525.448 oy alan İyi Parti 10 ay sonra sandığa gömüldü. 31 Mart’ta oyu 1.735.924’e, yüzdesi 4.76’ya geriledi. Bir il, 24 ilçe kazandı.
Bu siyasi yıkımın en temel sebebi, Akşener ile İyi Parti Genel İdare Kurulu’nda (GİK) çoğunluğu elinde tutan dar bir kliğin benimsediği ‘özü başına’ kararıydı. Partide ‘Hür ve Müstakil’ ve ‘Üçüncü Yol’ diye de tanımlanan bu politika, CHP’den ayrışarak, büyüyeceğini varsayıyordu.
CHP ‘yükünden’ kurtulmuş İyi Parti’nin DEM Parti ile işbirliği suçlamasına maruz kalmayacağı ve böylece Cumhur İttifakı’ndan uzaklaşan milliyetçi ve muhafazakarlar için alternatif olabileceği hesap ediliyordu.
Olmadı.