Cumhur İttifakı’nın seçimlerde başarısız olması, milliyetçilik ideolojisinin ve milliyetçi hareketin yeniden canlanması için bir dönüm noktası olabilir. Böylesi bir gelişme, milliyetçiliğin asıl değerlerine ve amaçlarına geri dönüşü, toplumsal birliğin ve dayanışmanın yeniden inşasını sağlayabilir.
Milliyetçi düşünce ve hareketin, güç odaklı politikaların ötesine geçerek, toplumun genel çıkarlarını, kültürel kimliğini ve bağımsızlığını ön planda tutan bir yol izlemesi gerekmektedir.
Sonuç olarak Milliyetçilik, bireyleri ve toplumu bir araya getiren, ortak bir kimlik ve amaç etrafında kenetleyen bir güç olmalıdır.
Siyasi çıkarlar ve güç mücadeleleri uğruna milliyetçiliğin içeriğinin boşaltılmasına ve kişileri kutsayan bir etikete dönüştürülmesine izin verilmemelidir.
Milliyetçi hareketin ve düşüncenin, asıl değerlerine sadık kalarak, toplumsal birliği ve bağımsızlığı güçlendirici bir role sahip olması toplumun en elzem ihtiyacıdır.
Vatanımız, uğruna mücadele ettiğimiz, sevgisini kalbimizle yeşerttiğimiz “Türk’ün yurdudur”.
Binlerce yıldır yaşadığımız ve yaşamak için kurduğumuz hayalleri yıkmadan evlatlarımıza devredeceğimiz onurlu bir duruşun adı olmalıdır; Milliyetçilik.