Sıkı para politikasını savunanlara şahin, daha gevşek politikaları savunanlara ise güvercin deniliyor.
Genelde “şahin başkanlar daha başarılıdır” gibi bir yanlış algı var ama işin aslı öyle değildir. “Şahin başkan iyidir, güvercin başkan kötüdür” diye bir şey yok. Önemli olan doğru zamanda doğru davranışı göstermektir. Başkanlar yeri gelir şahin olur, yeri gelir güvercin. Yanlış olan şahin olunması gereken yerde güvercinlik yapmak, ya da güvercin olunması gereken zamanda şahinlik yapmaktır.
Bir Merkez Bankası için önemli olan duruştur; fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmektir. Bunu sağlamak için enflasyonun orta vadeli görünümüne uygun davranmaktır. Eğer Merkez Bankası ya da başkanı orta vadeli görünüme aykırı ve gerçeklikten uzak bir tutum içine girmişse o ne şahin ne de güvercindir; bambaşka bir şeydir. Bir de “şahin görünümlü güvercinler” ya da “güvercin görünümlü şahinler” vardır ki; onlar ayrı bir yazı konusudur. Söylemde şahin olup eylem de güvercin olurlar.
TCMB’nin yeni Başkanı Fatih Karahan ise şu ana kadar şahin bir başkan izlenimi verdi. Onun yönetiminde ilk Enflasyon Raporu’nda ve ilk Para Politikası Kurulu toplantısında şahin mesajlar verildi; enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda para politikası duruşunun daha da sıkılaştırılacağı söylendi. Şimdi iş bu şahin söylemin altını doldurmaya geldi.
Merkez Bankası haziran ayından bu yana takındığı şahin davranışı sürdürebilecek mi yoksa “şahin görünümlü güvercin” mi olacak. Benim gördüğüm kadarıyla “şahin” davranma konusunda kararlılar çünkü enflasyonun mevcut düzeyi ve görünümü şimdilik şahin olmayı gerektiriyor.