… ciddi bir temsiliyet krizi yaşanması ve alt-orta kesimlerinin feryadına gerçekten kulak verilmemesi, Wilders ve benzerlerinin kazanmasının ardındaki birinci sebepti.
(İkinci sebep) şu: Wilders kazandı; çünkü toplumda hatırı sayılır sayıda ırkçı, ayrımcı, bağnaz veya öyle görünmese de bu duyguları içten içe yaşayan veya öyle olduğunu bilmese dahi öyle olan insan var. Bunlar en ufak olumsuzlukta, sebebi sisteme atıp, “öteki”ni ezmek için bastıran ve bastıracak insanlar. Irkçılıklarını “ama ekonomi”, “ama tarih” diyerek gizlemek isteyen, bazen gizlemek bile istemeyen insanlar. Hollanda’nın orta, orta-üst gruplarından da epey yeni seçmeni var Wilders’ın; bu da hesaba katılmalı. Wilders, seçim kampanyası sırasında İslam karşıtlığından, “partimizin DNA’sı” diyerek söz etmişti; bu da unutulmamalı. DNA çok güçlü bir sözcük. Kiminin parası yani parasal kaygısı kiminin de DNA’sı; bunlar bu seçimde etkili oldu.