EMRE ZOR
@zor_emre01
Türkiye dahil 21 ülkede yapılan ankete göre jeopolitik ittifaklar artık daha parçalı ve karmaşık; dahası, iki kutuplu çerçeve ve konumlandırmalarla uyuşmuyor. Küresel çapta Avrupa ve ABD, Rusya ve Çin’den daha çok rağbet görüyor. En önemlisi, devletlerin meseleye ve zamana göre müttefik seçebileceği ‘alakart dünya düzeni’ne girmiş bulunuyoruz.
Dünyanın önde gelen gazeteleri ve Diken’de
Avrupa Dış İlişkiler Konseyi (ECFR) ve Oxford Üniversitesi’nin ‘Alakart bir dünyada yaşamak: Siyasiler dünya kamuoyundan ne ders çıkarmalı?’ başlıklı anketi sonuçlandı. ‘Küresel meselelerde yurttaş görüşlerini anlama çabasının bir parçası’ olarak sunulan anketin sonuçları ilk olarak The Guardian (Britanya), The Washington Post (ABD), Le Monde (Fransa) ve La Republica (İtalya) gibi gazetelerle, Türkiye’de ise Diken’le paylaşıldı.
Uzmanlar yorumladı
Anketin raporunu dış politika uzmanları Timothy Garton Ash, Ivan Krastev ve Mark Leonard yazdı.
Uzmanlar, Gallup International Association (GIA) aracılığıyla Türkiye, ABD, Çin, Hindistan, Rusya, Brezilya, Güney Afrika, Suudi Arabistan, Endonezya ve Güney Kore’den gelen anket verilerini temel aldı. Anket yapılan 11 Avrupa ülkesinde Datapraxis, YouGov ve Norstat verilerini kullandılar.
Ana başlıklar
- ABD’lilerin yüzde 47’si ülkesinin geleceğine dair karamsar; ‘yükselen güçler’ ise çoğunlukla iyimser: Hindistan (yüzde 86), Endonezya (yüzde 74), Çin (yüzde 69), Rusya (yüzde 54).
- Batı liderliği ve değerleri hala el üstünde tutuluyor. Anket yapılan hemen her ülkede insanlar birçok meselede Çin yerine ABD’yle işbirliğini tercih ediyor. Tek istisna ticaret. Çoğu kişi ticarette ABD’den ziyade Çin’le işbirliğinden yana.
- Özellikle ‘orta ölçekli güçler’ ve ‘yükselen güçler’de insanların çoğu, ülkesinde Çin’in ekonomik faaliyetlerinin artmasına sıcak bakıyor: Rusya (yüzde 74), Suudi Arabistan (yüzde 60), Güney Afrika (yüzde 60), Endonezya (yüzde 53), ve Türkiye (yüzde 50). Buna karşılık güvenlikte çoğunluk ABD liderliğini; değerler ve yaşam tarzında da Avrupa’yı seçiyor.
- Avrupa dışındaki ülkelerde 10 kişiden dördü Avrupa Birliği’nin 20 yıl içinde çökeceği görüşünde. Birçok kişi AB’nin kaderini Rusya-Ukrayna savaşına bağlıyor.
- Raporun ortak yazarları Timothy Garton Ash, Ivan Krastev ve Mark Leonard, AB’nin ‘stratejik karşılıklı bağımlılık’ politikası izlemesi gerektiğini söylüyor. Dahası Avrupa’nın askeri ve güvenlik alanlarında yatırım yapması gerektiğini, bu yolla hem ‘sert güç’ konumunu geliştireceğini hem de Ukrayna’ya verdiği desteğin üzerine koyacağını öne sürüyor.
Temel sonuçlar
Küresel anket, Batı’nın ‘yumuşak gücü’nün (yaşam tarzı ve değerler) dünya kamuoyunda hala epey rağbet gördüğünü, ancak ticarete gelince işin renginin değiştiğini ortaya koyuyor.
Sonuçlar, çok kutupluluğun arttığı bir dünyada, Batı’nın uluslararası sistemdeki hakimiyetinin ve Washington ve Brüksel’in iki kutuplu dış politikasının yürümeyeceğine işaret ediyor.
Bulgular
- Batı karamsar, Doğu iyimser
Batı blokundaki (ABD, Güney Kore ve AB ülkeleri) insanların çoğu ülkesinin geleceğine ilişkin ‘karamsar.’
ABD’lilerin yüzde 47’si, Güney Korelilerin yüzde 40’ı ülkesinin geleceğine dair karamsar. Buna karşılık, Hindistanlıların yüzde 86’sı, Endonezyalıların yüzde 74’ü, Çinlilerin yüzde 69’u ve Rusların yüzde 54’ü ülkesinin geleceğine dair iyimser. İyimserlik Brezilya’da da yüzde 40’la hakim görüş.

Ayrıca dünya genelinde 20 yıl içinde AB’nin çökeceğine yönelik yaygın bir görüş var.

Anket raporunun yazarlarına göre bu durum, yerleşik güç bloklarının parçalandığına işaret.
- Çin’in cazibesi tamamen duygusal, Batı hala gözde
Ankete göre insanların çoğu ticaret gibi uluslararası meselelerde ‘Çin ve ortakları’yla işbirliğine ve ülkesinde Çin’in ekonomik varlığına açık.
ECFR’nin anketine göre Batı bloku dışındaki ülkelerde insanların sadece yüzde 5 kadarı “Fırsat olsa Çin’de yaşardım” diyor. Yüzde 56’sının tercini ABD veya AB ülkeleri.
Anket yapılan ülkelerin çoğunda insanlar, farazi bir durumda, en çok Avrupa ve ABD’ye taşınmak ve yaşamak istiyor: Güney Kore (yüzde 75), Suudi Arabistan (yüzde 62), Brezilya (yüzde 68), Türkiye (yüzde 71), Güney Afrika (yüzde 65), Suudi Arabistan (yüzde 62).
Çin ve Rusya’da yaşamanın en çok tercih edildiği ülke toplamda yüzde 16’yla Güney Afrika (ancak yüzde 65 ABD ve AB ülkelerini seçiyor).

Ayrıca neredeyse her ülke (tek istisna Rusya), seçime zorlandığında insanlan Çin yerine ‘ABD ve ortakları’yla işbirliğini tercih ediyor.
İnsan hakları konusunda Batı’yla uyumun sürdüğü ve çoğu insanın bu meselede Pekin’den ziyade Washington’a yakın olduğu görülüyor: Güney Kore (yüzde 75), Hindistan (yüzde 64), Brezilya (yüzde 62), Güney Afrika (yüzde 54) ve Türkiye (yüzde 51). Bu oran Suudi Arabistan’da dahi yüzde 47.
- Ukrayna mı Rusya mı?
İki kutuplu düzenin parçalanması kamuoyunun Ukrayna’daki savaşa dair tutumuna da yansıyor.
ECFR veri kümesine göre Avrupa’dakilerin yüzde 33’ü ve ABD’dekilerin yüzde 42’si şu görüşte: Savaş uzasa ve Ukraynalılar öldürülmeye ve yerlerinden edilmeye devam etse dahi Ukrayna topraklarını geri kazanmalı.’ Bu görüştekiler savaşı Batı’nın geleceği için belirleyici ve hayati görüyor. Batı’da aksi görüşteki azınlık ise ‘Ukrayna, topraklarını Rusya’ya bırakacak olsa bile savaş bir an önce bitmeli’ diyor.
Buna karşılık Batı bloku dışındaki ülkelerde Batı’daki aksi görüş hakim. Yani çoğunluk ‘Ukrayna, topraklarını Rusya’ya bırakacak olsa bile savaş bir an önce bitmeli’ diyor. Dahası, bu ülkelerdeki yurttaşların çoğu Ukrayna’daki çatışmaları Soğuk Savaş’ın iki büyük gücü ABD ile Rusya arasındaki vekalet savaşı olarak görüyor. ABD ile Rusya’nın fiilen savaşta olduğu görüşü de var: Rusya (yüzde 63), Çin (yüzde 57), Suudi Arabistan (yüzde 54) ve Türkiye (yüzde 51), Endonezya (yüzde 43), Güney Afrika (yüzde 50).

ECFR veri kümesindeki keskin fikir ayrılıkları göz önüne alındığında, Garton Ash, Krastev ve Leonard’a göre artık ülkeler tek bir kutba yapışıp kalmıyor; zamana ve meseleye göre farklı ülkelerle işbirliği yapılacak ‘alakart’ bir dünyaya geçiş söz konusu.
- Jeopolitik liderlikte favori ABD ve ortakları.
Seçime zorlandığında neredeyse tüm ülkelerde insanların gönlü ‘Çin ve ortakları’ndan çok ‘Amerikan bloku’ndan yana: Güney Kore (yüzde 82), Hindistan (yüzde 80), Brezilya (yüzde 66), Güney Afrika (yüzde 54), Türkiye (yüzde 51), Suudi Arabistan (yüzde 50).
Çoğunlukla ‘Çin ve ortakları’ tercih edilen tek ülke ise Rusya. Endonezya’da tercihler yarı yarıya ve iki cevapta da çoğunluk sağlanamıyor.

- Batı değerleri popüler.
İnsan hakları konusunda birçok ülkede insanlar ‘Çin ve ortakları’ yerine ‘ABD ve ortakları’na yaklaşmak istediğini söylüyor: Güney Kore (yüzde 75), Hindistan (yüzde 64), Brezilya (yüzde 62), Güney Afrika (yüzde 54), Türkiye (yüzde 51). Bu görüş Suudi Arabistan’da dahi yüzde 47’yle hakim.

‘Güvenlik işbirliği’ meselesinde çoğunluk yine Çin yerine ‘ABD ve ortakları’nı seçiyor: Güney Kore (yüzde 80), Hindistan (yüzde 70), Brezilya (yüzde 59), Güney Afrika (yüzde 48), Suudi Arabistan (yüzde 48), Türkiye (yüzde 43), Endonezya (yüzde 38).

- Çin’in küresel gücü ekonomik.
Ticarette yakınlaşmak istedikleri ülke sorulunca çoğu insan Çin’i işaret ediyor: Rusya (yüzde 74), Suudi Arabistan (yüzde 60), Güney Afrika (yüzde 60), Endonezya (yüzde 53), Türkiye (yüzde 50).
Sadece iki ülkede bu konuda ekseriyetle Çin yerine ABD’ye yakın hissediliyor: Hindistan (yüzde 65), Brezilya (yüzde 50). Ayrıca Güney Kore’deki katılımcılarda fikir ayrılığı var; yüzde 42 ‘ABD ve ortakları’ derken yüzde 37’si ‘Çin ve ortakları’ diyor.
- ‘Orta ölçekli’ güçlerde, Çin’in ekonomik faaliyetlerinin artmasına sıcak bakılıyor.
Suudi Arabistan (yüzde 64), Güney Afrika (yüzde 58), Brezilya (yüzde 52) ve Türkiye’de (yüzde 52) çoğunluk, ülkesinde Çin’in beş tür ekonomik varlığını kabul ediyor: Çinli şirketler spor kulübü, gazete, teknoloji şirketi satın alabilir ya da bir altyapı ve bu altyapıyı inşa hakkı alabilir.
Ayrıca aynı konuda önceki ECFR anketine kıyasla Avrupa’da bu oran belirgin şekilde yüzde 29 düşüyor. İlginçtir, Çin’in ekonomik faaliyetlerine ilişkin soruya Güney Kore’yle birlikte Rusya da sessiz kalıyor. Endonezyalılar ise bu soruda ikiye bölünüyor.
- Batılı olmayanlar için Ukrayna’daki çatışma ABD ile Rusya arasındaki vekalet savaşından ibaret.
Rusya (yüzde 63), Çin (yüzde 57), Suudi Arabistan (yüzde 54) ve Türkiye’de (yüzde 51) çoğunluğa göre ABD ile Rusya ‘savaşta.’
Bu görüşün hakim olmadığı ülkeler şöyle: Avrupa (ortalama yüzde 36), ABD (yüzde 20), Hindistan (yüzde 24) ve Brezilya (yüzde 28).

- Batılı olmayan ülkelerde, Ukrayna’ya uzun süreli destek fikri pek rağbet görmüyor.
Birçok ülkede ‘Ukrayna topraklarını Rusya’ya bırakacak olsa bile savaş bir an önce bitmeli’ diye düşünülüyor: Çin (yüzde 48), Rusya (yüzde 46), Suudi Arabistan (yüzde 46), Güney Afrika (yüzde 46), Hindistan (yüzde 45), Türkiye (yüzde 43), Endonezya (yüzde 34), Brezilya (yüzde 31).
Buna karşılık, ABD ve Avrupa’da farklı bir görüş hakim: ‘Savaş uzasa ve Ukraynalılar öldürülmeye ve yerlerinden edilmeye devam etse dahi Ukrayna topraklarını geri kazanmalı.’ Güney Koreliler ise iki seçenek arasında yüzde 42’ye 42 bölünüyor.
- Barışın önündeki engel Rusya değil Batı.
Birçok ülkede ABD, AB ve Ukrayna savaşta barışın önündeki engel olarak görülüyor: Çin (yüzde 82), Rusya (yüzde 71), Suudi Arabistan (yüzde 57), Türkiye (yüzde 49), Endonezya (yüzde 46), Hindistan (yüzde 39).
ABD ve Avrupa dışında barışa engel olarak Rusya’yı görenler sadece Güney Kore (yüzde 67) ve Brezilya (yüzde 37). Aynı şekilde ABD’liler (yüzde 58) ve Avrupalılar da (yüzde 56) bu görüşte.

- Avrupa ve ABD dışındaki çoğunluk, savaşı Rusya’nın kazanacağı görüşünde.
Rusya (yüzde 86), Çin (yüzde 74), Suudi Arabistan (yüzde 70), Hindistan (yüzde 63), Endonezya (yüzde 60), Güney Afrika (yüzde 59) ve Türkiye’de (yüzde 55) ‘Rusya, Ukrayna’daki çatışmayı beş yıl içinde kazanır’ görüşü hakim. Aksi yöndeki görüş ‘Rusya beş yıl içinde kazanamaz’ ise sadece ABD (yüzde 52), Avrupa (yüzde 46) ve Güney Kore’de (yüzde 43) hakim.

Amerikalıların yüzde 50’si Ukrayna’nın çatışmayı beş yıl içinde kazanacağını düşünüyor.

- Avrupa dışında çoğunluk nükleer silahlanmayı ülkesini savunmak için en iyi yol diye görüyor.
Çoğu ülkede nükleer silahlara erişim desteklehiyor: Çin (yüzde 86), Suudi Arabistan (yüzde 62), Güney Kore (yüzde 56), ABD (yüzde 55), Hindistan (yüzde 54), Türkiye (yüzde 48).
Avrupalılar ise bu meselede nispeten temkinli. Avrupalıların ortalama sadece yüzde 16’sı ülkesinin nükleer silahlara erişimini desteklerken yüzde 63’ü karşı. Aynı şekilde Brezilya ve Endonezyalılar da çoğunlukla aksi görüşte.

- Avrupa dışında, insanların yüzde 41’i AB’nin 20 yıl içinde parçalanacağı görüşünde, birçoğu bu çöküşü Rusya-Ukrayna savaşının kaderine bağlıyor.
Çoğunluğun ‘AB 20 yıl içinde parçalanabilir’ dediği ülkeler şöyle: Çin (yüzde 67), Suudi Arabistan (yüzde 62) ve Rusya (yüzde 54). Dahası üç ülkede yurttaşların neredeyse yarısı aynı görüşte: Türkiye (yüzde 45), Hindistan (yüzde 41) ve Güney Afrika (yüzde 40).
ABD’de yüzde 34, Avrupa’da ise ortalama yüzde 33’le bu görüşe destek yüksek denebilecek oranda. Ancak insanların AB’nin kaderine ilişkin görüşü, Rusya-Ukrayna savaşının kaderine nasıl baktığıyla kısmen ilintili.
Örneğin Avrupa dışında, AB’nin parçalanacağını düşünen yüzde 73’lük kısım, aynı zamanda Rusya’nın savaşı kazanacağını düşünüyor. AB’nin çöküşünü olası görmeyenlerin ise yüzde 53’ü Rusya’nın kazanacağı görüşünde.
Uzman değerlendirmeleri
Raporun ortak yazarları Timothy Garton Ash, Ivan Krastev ve Mark Leonard, analizlerinde insanların Çin-Rusya-Batı hattındaki güç oyunlarına bakış açılarının epey değiştiğine işaret etti. Ayrıca şu noktaya dikkat çektiler: Birçok insan, ülkesinin hem Avrupa değerlerinden hem ABD’nin güvenlik garantilerinden hem de Çin’in ekonomik işbirliğinden aynı anda faydalanabileceğini düşünüyor.
Garton Ash, Krastev ve Leonard, Avrupa’nın ‘stratejik karşılıklı bağımlılık’ politikasına yönelmesi gerektiğini belirtiyor: ‘‘Bu manzaraya uyum sağlamak için AB, ‘orta ölçekli’ güçlerin taleplerine saygı duyarak birçok meselede geniş bir ortaklar koalisyonu kurmalı. Aynı zamanda da Avrupa’nın kendi egemenliğini ve jeopolitik duruşunu güçlendirmeli.’’
Avrupa Dış İlişkiler Konseyi yöneticisi Mark Leonard: “AB geçmişin dünyasına takılı kalmak yerine uluslararası ilişkilerin ‘alakart oyunu’nun yeni kurallarını anlamalı ve savaşların harabeye çevirdiği dünyamızın mühim meselelerinde yeni ortaklar aramalı.’’
Liberal Stratejiler Merkezi Başkanı Ivan Krastev: ‘‘Dünya Avrupa’nın lehine değişmiyor. Yeni bir stratejiye ilk adım dünyayı hayal ettiğimiz gibi değil, olduğu gibi analiz ederek atılmalı. Türkiye, Hindistan, Brezilya, Güney Afrika ve Suudi Arabistan gibi ‘orta ölçekli‘ güçler artık dünya sahnesinde daha özgüvenli hareket ediyor. AB bunu dikkate alarak ortaklıkları genişletmeye bakmalı.’’
Oxford Üniversitesi’nde Avrupa Çalışmaları Profesörü ve Hoover Enstitüsü Kıdemli Üyesi Timothy Garton Ash: ‘‘Çıkarılacak ders bariz: Avrupa, ‘yumuşak gücü’nü , askeri ve güvenlik alanlarına yatırım yaparak ‘sert gücüyle’ bütünleştirmeli. Avrupa blokunun Ukrayna’nın savaşı kazanmasına yardım ettikten sonra doğuya genişlemesi, jeopolitik ve jeoekonomik rekabetin kızıştığı dünyada AB’yi daha güçlü ve güvenilir bir küresel aktör yapabilir.’’