Kadınlar kooperatifinden afet gıdası

MESUDE ERŞAN

mesudeersan@diken.com.tr

@mesudersan

Türk, Suriyeli ve Filistinli kadınlardan oluşan Ahenk Kooperatifi, sivil toplum kuruluşları, beslenme uzmanı ve şef işbirliği yaparak afet gıdası tasarladı. Yerel kaynaklarla hazırlanacak gıdalar afetzedelerin günlük enerji ihtiyacını karşılayabilecek.

Fotoğraflar: Diken

Afet gıdasının geliştirilmesi ve üretimi için kooperatifle, İhtiyaç Haritası (ihtiyaç sahipleriyle destek olmak isteyenleri buluşturan sosyal kooperatif), Inogar (eşitsizliği azaltmaya yönelik sosyal kooperatif) ve IDEMA (sosyal, ekonomik ve kültürel kalkınmaya katkıda bulunmak için fikirler geliştiriyor), Beslenme Uzmanı Elvan Odabaşı ve ekibi, şef Yasin Taze birlikte çalıştı.

Afet dönemlerinde beslenmenin hızlı, etkin ve basit planlı olması gerekiyor. Alanda aktif çalışan söz konusu sivil toplum kuruluşları, afetzedeler ve afete müdahale eden ekiplerin yeterli beslenemedikleri için büyük zorluklar yaşandığını, kurtarma operasyonlarının da etkilendiğini görüyorlardı. Bunun üzerine deneyim ve bilgilerini bir araya getirerek insani kriz durumlarında etkili, yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler üretmeyi hedeflediler.

Ahenk Kooperatifi kurucu ortaklarının tamamının kadın olduğu Türkiye’deki çok paydaşlı kooperatiflerin ilk örneklerinden biri. Avrupa Birliği’nin finansmanı ve Dünya Bankasının desteği ile IDEMA tarafından yürütülen KÜME (Kadınlar İçin Üretim Merkezi) projesi kapsamında 2021’de Mersin’de kurulmuş. 17 yararlanıcısı olan kooperatif, sağlıklı ve kaliteli ürünler üzerine odaklanıyor.

Markası Mezopotamya’dan

Afet gıdaları yerel ürünlerden geliştirildi. İlk etapta besin değeri yüksek leblebi tozu, bal, pekmez, fıstık, nohut suyu kullanılarak pişirilmeden üç bar üretildi. Bunlara ayrıca toz çorba ve milkshake ile lokum eklenecek. Bitkisel proteinden zengin. Yetişkin bir insanın ortalama günlük kalori ihtiyacı olan 2 bin 100 kalori enerji veriyor. Sağlık sorunları olanların da rahatlıkla yiyebilmesi için tasarlandı. 6 Şubat depremlerinde yaşandığı gibi alt yapının çökmesi nedeniyle hemen tuvalet ihtiyacına yol açmaması da önemsendi. Afet gıda kutusu hazırlanırken herkese eşit ve adil bir şekilde dağıtılabilmesi de hedeflendi. Mezopotamya’dan ve bölgedeki farklı kültürlerin oluşturduğu mozaikten esinlenilerek ürünler için ‘Mezoik’ markası seçildi.

‘NASA’nın astronotları bile yesin’

Ahenk Kooperatifi Başkanı Serva Erkiz, daha önce kentteki büyük bir otele ve catering şirketine meze ürettiğini belirterek, “Bu projeyle bize geldiklerinde çok heyecanlandık. Formüller, gramajlar verildi, biz ürettik. Kutunun içine ayrıca milkshake, çorba, turunçlu-portakallı-limonlu lokumlar dahil edeceğiz. Yılbaşından itibaren üretime geçeceğiz” dedi.

Besleyici ürünlerin sadece afetlerde değil günlük hayatta sağlıklı beslenmek isteyenlere de hitap ettiğini söyleyen Erkiz’in hayalleri büyük:  “Gıdalarımızda çok emek var ve çok güzel. Yaşlılar, hastalar tüketebilir. Okul kantinlerinde, market reyonlarında görmek istiyoruz. NASA’nın astronotları bile yesinler.”

Üç-beş yıl saklanabilir

Beslenme uzmanı Elvan Odabaşı afetlerde, özellikle ilk 72 saatte beslenme paketlerinin hızlı, etkin ve basit planlanması gerektiğini söyledi: “Sağlığı korumak için insanların yeterli, güvenli miktarda su ve gıda tüketmesi, fiziksel olarak aktif kalmalarının sağlanması önemli. Hazırlanması için su, elektrik, gaz gibi şeyler gerektirmeyen yiyecekler kullanılmalı. Tedariği ve tüketimi kolay, işlem gerektirmeyen, çölyak gibi metabolik, diyabet, hipertansiyon gibi kronik ve kanser hastalarının yiyebileceği, dayanıklılığı yüksek gıdaların sunulması önemli. Afet gıda paketine girecek gıdalar ayrıca zenginleştirilebilir.”

İklim krizi, susuzluk gibi sorunlar yaşadığımızı, artık yeni nesil gıdaların üretilmesi gerektiğini belirten Odabaşı şöyle devam etti: “Hem daha az su kullanmak hem de raf ömrünü uzatmayı hedefledik. Gıdaların içindeki tek sıvı bal ve pekmez. Dolayısıyla üç-beş yıl saklanabilir. Afetten önce hazırlamak mümkün. Lokalde beslenme çözümleri üretmek önemli. Biz de elimizin altında ne olduğuna baktık, çok uzun süre dayanabilen gıdalar tasarladık. Birkaç yıl sonra dünyada birçok gıdaya ulaşamayacağız. Onun için gıdayı üretir ve tüketirken harcadığımız kaynaklara en başta suya çok dikkat etmemiz lazım. Daha doğru reçeteler için beslenme uzmanları, gıda mühendisleri, şeflerin birlikte mutfağa girmesi gerekiyor.”

Odabaşı yoksulluğun en ciddi afetlerden olduğunu ifade ederek bu paketlerin bilhassa çocukların sağlıklı beslenmesi için de kullanılabileceğini söyledi.

Bitkisel proteinler tercih edildi

Şef Yasin Taze gıdalar tasarlanırken hayvansal proteinlerin çabuk bozulması riskine karşın bitkisel proteinlerin tercih edildiğini söyledi. İlk üretilen barların helva mantığıyla hazırlandığını belirten Taze, bir sporcu besini dahi olabileceğini anlattı. Taze ürünlerin uzun ömürlü olması için gıda mühendislerinden destek alınacağını söyledi: “Tekrar pakete girmeden önce son şeklini vereceğiz. Ama lezzet ve reçetesinden bir şey kaybetmeden. Aynı malzemelerden sadece daha dayanıklı ürünler olacak. Kooperatif bunlardan gelir elde edecek.”

Ürünlerin tanıtıldığı toplantıda ayrıca, IDEMA Genel Müdür Yardımcısı Gökçe Ahi, INOGAR Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sarıca, İhtiyaç Haritası Yönetim Kurulu Üyesi Esra Arslan,  İhtiyaç Haritası Saha Koordinatörü Semih Türer, Sosyal Girişimci Ahmet Türker, Şimdi Derneği Kurucusu Sezi Kalkavan da birer konuşma yaptı.