MESUDE ERŞAN
@mesudersan
mesudeersan@diken.com.tr
Ağız ve diş sağlığı iyi baş boyun kanseri hastası, kötü ağız diş sağlığına sahip olanlardan daha uzun yaşıyor.
Tıp dergisi Journal of the National Cancer Institute’de yayınlanan dört çalışmanın analizine göre ağız ve diş sağlığı, baş boyun kanseri hastalarının sağ kalım sonuçları üzerinde etkili bir faktör. Bu analizde incelenen 2 bin 449 baş boyun kanseri hastası arasında hiç dişi olmayanların sayısı 395. Yani hastaların yüzde 23’ünün hiç dişi yok. Dişi olmayan hastalarla olanlar karşılaştırıldığında, dişsiz veya diş kaybı yüksek gruplarda sağ kalım oranı daha düşük bulundu.
Dünyada yılda yaklaşık 880 bin yeni baş ve boyun skuamöz hücreli karsinomu (yassı hücreli kanser) tanısı konuyor. Altıncı en sık görülen bu kanserden yılda yaklaşık 444 bin insan ölüyor.
Sosyo-ekonomik düzeyi düşük toplumda daha sık
İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Kıvanç Bektaş Kayhan söz konusu çalışmada diş hekimi ziyaret sayısıyla (geçen 10 yıl içinde) baş boyun kanserinde sağkalım arasındaki ilişkisinin de özellikle vurgulandığını söyledi: “Bu, diş hekimine gidenlerin hem kanser hem de kanserin öncü lezyonları açısından erken teşhis aldığı ve erken teşhisin hayat kurtardığı şeklinde yorumlanabilir.”
Baş boyun kanserleri, genellikle sosyo-ekonomik olarak orta-düşük grupta daha sık görülüyor: “Bu bizi başka bir gerçeğe taşıyor. Ağız, diş sağlığını korumak ve sürdürmek, tüm dünya için söylüyorum, maliyeti yüksek bir iş. Ülkelerin sağlık sistemleri çoğu zaman diş sağlığını kapsamıyor ve güvence olmayınca diş sağlığı hizmetlerine ulaşmak çok zor. Bazen imkansız. Bu analiz çalışmasında da incelenen hastaların neredeyse yarısının devlet tarafından karşılanan diş tedavi hizmeti yok.”
HPV de etkili
Baş boyun kanserleri, ağız ve dudakları da içine alan çok geniş bir anatomik alanın kanseri. Baş boyun tam ortasındaki ağız boşluğu içindeki herhangi bir etkenin bu bölgenin kanseriyle ilişkisi var.
Bu kanserler üzerinde sigara ve tütün kullanımının etkisi uzun zamandır biliniyor. Yine ilk olarak kadınlarda rahim ağzı kanseri ilişkisi gösterilen HPV’nin (human papilloma virüsü) belirli alt türleri baş boyun kanseri gelişiminde etkili. Ancak ağız diş sağlığıyla böyle net, kanıt düzeyi yüksek bir ilişki yok. Ağız sağlığı ve hijyeniyle kanserin oluşumu arasındaki bağın bilimsel kanıt düzeyi ise düşük seviyede. Yani bu konularla ilgili daha çok çalışma yapılması gerekli.
Peki uzmanlar ‘iyi ağız ve diş sağlığı‘nı nasıl tanımlıyor?
Kayhan, ağız ve diş sağlığının iyilik kriterinde sağlam diş ve sağlıklı dişetlerinin ilk sıralarda yer aldığını belirterek şöyle devam etti: “Ancak düzenli ağız, diş temizliğiyle diş ve dişetlerinde bakteri plağı birikimi yaratmamak, eğer sabit ya da hareketli protezler varsa bunların da temizliğinin düzenli bir şekilde yapılması ve ağız içi yumuşak dokuların hastalıksız olması da iyi bir ağız ve diş sağlığı anlamına geliyor. Sadece çürüksüz dişlere, sağlıklı dişetlerine sahip olmak değil bunu sürdürebilmek de çok önemli.”
Daha çok diş hekimi ziyareti, daha iyi ağız ve diş demek
Sindirim sistemi ağız, dişler ve tükürükle başlıyor. Ayrıca konuşma ve çiğneme gibi iki önemli fonksiyonu var. Dişleri bir organ olarak algılamaya yeni başladıklarını belirten Kayhan şunları söyledi: “Diş hekimi olarak, bir dişini kaybedeceğini duyan hastanın bu haberi bir uzuv kaybı olarak hissetmesi ve bu kayba üzülmesini çok önemsiyoruz. Bir farkındalıktan bahsettiğimiz zaman, bu farkındalığın tutum ve davranışımıza ne kadar yansıdığı da çok önemli. Farkındalık daha çok diş hekimi ziyareti, daha iyi ağız, diş sağlığına sahip bireyler oluşmasına yetecek mi, yetiyor mu? Bu sorulara cevap olarak toplum ağız diş sağlığı konusundaki çalışmaların daha çok desteklenmesi ve yaygınlaştırılması gereğinin altını çizmek isterim.”
Ağız ve diş sağlığının sistemik etkileri elbette var. Burada kronik enflamasyonun, mikrobiyal etkilerin ve bireyin bağışık sisteminin birbirleriyle etkileşimi söz konusu. Kayhan, “Bağırsak florası hariç, en çok sayıda bakteriye ev sahipliğini ağız yapar. En çok çeşit bakteriyse ağız içinde bulunuyor” dedi.
Çok sayıda hastalık ağız içiyle ilgili
Kalp hastalıklarıyla ağız, diş sağlığı arasındaki ilişkiyi biliniyordu. Kayhan son dönemde başka hastalıklarla ilişkisinin de ortaya konulduğunu söyledi: “Diş eti hastalıklarıyla diyabet, metabolik sendrom, obezite, yeme bozuklukları, karaciğer hastalıkları, kardiyovasküler hastalıklar, Alzheimer, romatoid artrit, hamilelik üzerine olumsuz etkileri ve kanser arasındaki ilişki gösterildi. Araştırmalar hala devam ediyor.”
5 yaşındaki çocuklarda en az bir çürük dişi olanların oranı yüzde 64,4. En az bir dişi kayıp olanlar ise yüzde 4,9. Yine en az bir diş kaybı 12 yaşındaki bireylerin yüzde 3,5’inde, 15 yaşındakilerin yüzde 12,3’inde, 35-44 yaşındakilerin yüzde 86,5’ında görülüyor. Bu oranlar koruyucu önlemlerin yeterince alınamadığını işaret ediyor. Diş fırçalamak, diş ipi kullanmak, ağız diş sağlığını korumak için yapılması gerekenler. Ancak beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi, rutin diş hekimi ziyaretleri de çok önemli.