HAZAL ÖZBEY
Aralık ayında yaşanan siyasi kriz nedeniyle erken genel seçim kararının alındığı İsrail’de büyük gün geldi. Yaklaşık 6 milyon seçmen bugün sandık başına gidiyor.
Seçim öncesi anketler merkez sol partisi Siyonist Blok’u işaret ediyor. Ancak İsrail’in bir hayli karmaşık seçim sisteminde hükümeti kurmak için birinci parti olmak yetmiyor. Ülkede ‘Netanyahu destekçileri‘ ile ‘Netanyahu karşıtları‘ arasındaki güç mücadelesinden de kimin galip çıkacağı henüz netleşmiş değil.
Peki İsrail’de neden erken genel seçim kararı alındı? Seçimlerin favorisi kim? Seçimlere ilk kez ortak bir listeyle katılan İsrailli Araplar nasıl hareket edecek?
9 Soruda İsrail Seçimleri…
1. Neden erken genel seçim kararı alındı?

İsrail’de son parlamento seçimleri Ocak 2013’te gerçekleşmiş, seçimlerden birinci parti çıkan Benyamin Netanyahu’nun (Bibi) lideri olduğu Likud, Yesh Atid (Gelecek Var), Yahudi Evi ve Hatnuah (Hareket) partileriyle anlaşarak hükümeti kurmuştu.
Ancak, 19’uncu İsrail hükümetinin ömrü uzun olmadı. Benyamin Netanyahu, koalisyona gittiği Hatnuah’nın lideri Adalet Bakanı Tzipi Livni ve Yesh Atid’in lideri Maliye Bakanı Yair Lapid’i hükümeti aleyhine açıklamalarda bulunmakla suçlayarak görevlerinden aldı.
Netanyahu, 2015 bütçesi, Filistinlilere yönelik politikalar ve Arapları dışladığı gerekçesiyle eleştirilen yeni vatandaşlık yasasına yönelik eleştirilerin kabul edilemez olduğu görüşündeydi.
Yazılı bir açıklama yapan Netanyahu, “Son bir kaç haftada, Lapid ve Livni benim başında olduğum hükümete yönelik sert eleştirilerde bulundu. Bakanların hükümet politikalarını eleştirerek başındaki isme saldırmalarına izin vermeyeceğim” dedi.
Netanyahu’nun bu hamlesi erken seçimin fitilini ateşledi. İşçi Partisi’nin Knesset’in feshedilmesi için verdiği dilekçeyi onaylayan Netanyahu, parlamento seçimlerinin 17 Mart’ta yapılacağını açıkladı.
2. Seçim yarışında öne çıkan partiler hangileri?

Likud
Başbakan Benyamin Netanyahu’nun lideri olduğu merkez sağ parti uzun yıllardır ülkeyi yönetiyor.
Seçim propagandasında, İran’ın nükleer programı başta olmak üzere güvelik konularına öncelik veren Netanyahu, askıya alınan Filistin ile barış müzakerelerinin bu şartlarda yeniden başlatılmasının mümkün olmadığını söylüyor.
Birleşik Arap Listesi
İsrail seçimleri adına en sürpriz gelişme Arap partilerinin ilk kez seçimlere ‘Birleşik Arap Listesi’ adı altında birlikte katılma kararı alması oldu.
Seçim öncesi anketlerde üçüncü sıradaki Birleşik Arap Listesi’nin, bugüne dek sandık başına gitmeyen İsrailli Arapların da desteğini alarak Knesset’te 13 sandalye kazanacağı tahmin ediliyor.
Ancak Arap siyasetçiler, geleneksel olarak koalisyonun dışında kalmayı tercih ediyor.
Siyonist Blok
Merkez soldaki Tzipi Livni’nin lideri olduğu Hatnuah ve Isaac Herzog’un lideri olduğu İsrail İşçi Partisi Aralık 2014’te ‘Siyonist Blok‘ çatısı altında birlikte hareket edeceklerini açıkladı.
Herzog ve Livni’nin seçim propagandasında, sosyo- ekonomik konular; ABD ile ilişkilerin iyileştirilmesi ve Filistin’le sürdürülen barış müzakerelerinin yeniden başlatılması öne çıktı.
Kulanu
Bu denklemde öne çıkan parti eski bir Likud’lu olan Moşe Kahlon’un lideri olduğu Kulanu. Zira ne Netanyahu’ya destek veren blok ne de Netanyahu karşıtı bloğun hükümeti kurmak için ihtiyaç duyacağı 61 milletvekiline ulaşacağı tahmin ediliyor.
Bu da mecliste sekiz sandalye kazanması beklenen Kulanu’nun kime destek verirse o bloğun hükümeti kurma görevini kazanacağı anlamına geliyor.
3. Kaç kişi oy kullanacak?
120 sandalyeli İsrail Parlamentosu, diğer adıyla ‘Knesset’ seçimleri için yarın 5 milyon 800 bin seçmen ülke genelinde kurulan 10 bin 911 sandıkta oy verecek. Ülke dışında yaşayan İsrail vatandaşlarıysa yurtdışı temsilciliklerin oy kullanabilecek.
Oy verme işlemi TSİ 07:00’de başlayacak 22:00’a dek sürecek. Askerlerse oy vermeye çoktan başladı.
4. Seçim sistemi nasıl?
Bugüne dek hiçbir partinin yüzde 50 oy oranına ulaşamadığı İsrail’de, partilerin hükümeti kurabilmek için mecliste 61 sandalye kazanması gerekiyor.
Ancak İsrail seçim sisteminde bir partinin bu sayıyı tek başına sağlaması mümkün değil. Diğer yandan bir parti seçimi birinci sırada tamamlasa da o partinin lideri doğrudan başbakanlık görevini alamıyor. Bu nedenlerle de İsrail’de hükümet kurma süreci fazlasıyla ‘nevi şahsına münhasır‘ seyrediyor.
İsrail cumhurbaşkanı, kesin seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından barajı geçen partilerin lideriyle tek tek görüşüyor ve hepsinin başbakanlık için desteklediği adayı öğreniyor. Ardından da en fazla destek verilen isme hükümet kurma görevini veriyor.
Diğer partilerle koaliyon anlaşmasının imzalanmasının ardından kabinesini meclise sunan yeni başbakan, güven oyu aldıktan sonra yemin ederek görevine başlıyor.
Eğer cumhurbaşkanının görevlendirdiği isim 28 gün içinde koalisyon oluşturamazsa hükümeti kurma görevi bir başka lidere veriliyor. Ve süreç en başından başlıyor.
İsrail’in fazlasıyla karmaşık seçim sistemine ilişkin son değişiklik seçim barajının yüzde 2’den yüzde 3,25’e çıkarılması oldu.
5. Seçim öncesi anketler ne diyor?
İsrail’deki seçim yasaları gereği son anket sonuçları 13 Mart günü açıklandı. Ülkenin önde gelen dört araştırma şirketinin açıkladığı sonuçlara göre Knesset’teki milletvekili dağılımı şöyle:
SMITH/RESHET BET
Siyonist Blok (Merkez sol): 25
Likud (Sağ): 21
Birleşik Arap Listesi: 13
Yeş Atid (Merkez sol): 11
Yahudi Evi (Sağ): 11
Kulanu (Sağ):
Şas (Ortodoks Yahudi): 9
Birleşik Tevrat Yahudiliği/UTJ (Ortodoks Yahudi): 6
Evimiz İsrail (Sağ): 6
Meretz (Merkez sol): 5
Yachad (Ortodoks Yahudi): 4
(Sağ: 47 / Merkez Sol: 41 / Ortodoks Yahudiler: 19 / Araplar: 13)
MIDGAM/YEDIOT AHRONOT
Siyonist Blok: 26
Likud: 22
Birleşik Arap Listesi: 13
Yeş Atid: 12
Yahudi Evi: 11
Kulanu: 8
Şas: 7
Birleşik Tevrat Yahudiliği/UTJ: 6
Evimiz İsrail: 5
Meretz: 5
Yachad: 4
(Sağ: 47 / Merkez Sol: 43 / Ortodoks Yahudiler: 17 / Araplar: 13)
PANELS/MAARIV
Siyonist Blok: 25
Likud: 21
Birleşik Arap Listesi: 13
Yeş Atid: 13
Yahudi Evi: 11
Kulanu: 10
Şas: 7
Birleşik Tevrat Yahudiliği/UTJ: 6
Evimiz İsrail: 4
Meretz: 5
Yachad: 5
(Sağ: 46 / Merkez Sol: 43 / Ortodoks Yahudiler: 18 / Araplar: 13)
TNS/WALLA
Siyonist Blok: 25
Likud: 23
Birleşik Arap Listesi: 12
Yeş Atid: 12
Yahudi Evii: 11
Kulanu: 9
Şas: 7
Birleşik Tevrat Yahudiliği/UTJ: 7
Evimiz İsrail: 6
Meretz: 4
Yachad: 4
(Sağ: 49 / Merkez Sol: 41 / Ortodoks Yahudiler: 18 / Araplar: 12)
6. Koalisyon pazarlıkları nasıl sonuçlanabilir?

Seçim anketleri ne Netanyahu’nun lideri olduğu Likud ne de Siyonist Blok’un birden fazla partiyi yanına çekmeden hükümeti kurma görevi üstlenmesinin mümkün olduğunu ortaya koyuyor.
Bu süreçte en kritik parti şüphesiz ki Kulanu. İsrail siyasetini yakından takip edenler Moşe Kahlon’a şimdiden ‘king maker‘ (iktidarı belirleyen) ünvanını verdi.
Kimileri merkez sağdan gelen Moşe Kahlon’un Netanyahu’ya destek vereceğini söylüyor; kimileriyse Kahlon’un Netanyahu’dan hoşlanmadığını bu nedenle de Siyonist Blok’a destek vereceğini söylüyor. Kahlon’sa sessizliğini koruyor.
İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin sağ ve sol bloğun oylarının çok yakın olması halinde ulusal birlik hükümetinin kurulmasını da isteyebilir.
7. İsrailli seçmenlerin önceliği ne?
İsrailliler için halen öncelikli konu güvenlik. Ancak ekonomik büyümenin yavaşlaması ve artan hayat pahalılığı seçmenler için her geçen gün daha önemli hale geliyor.
Netanyahu’nun başbakanlığındaki son altı yılda konut fiyatlarında yüzde 55 oranındaki artış da bu durumun bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
Ekonomideki bu kötüye gidiş nedeniyle Netanyahu başta olmak üzere sağ siyasetçiler seçim propogandasında önceliği güvenlik konularına verdi.
Siyonist Blok’sa halka ekonomik vaadlerde bulunuyor.
8. Liderler Filistin konusunda ne düşünüyor?

Seçim öncesinde siyasi partilerin Filistin konusundaki açıklamaları da dikkatle takip edildi. Ancak Netanyahu, Filistin konusundaki bombasını seçime saatler kala patlattı.
Aşırı sağcı parti Yahudi Evi’nin oylarına göz diken Benyamin Netanyahu, “Eğer ben seçilirsem bir Filistin devleti olmayacak” dedi.
Yahudi Evi’nin lideri Naftali Bennett de Filistin konusunda Netanyahu’dan farklı düşünmüyor. “İsrail topraklarını Araplara vermeyeceğiz” diyen Bennett seçim mitinginde, “Dünyadan özür dilemeye son vermeliyiz. Burada hiçbir zaman bir Filistin devleti olmadı. Burada 2170 yıl önce İsrail Devleti vardı; Hanukka’yı kutluyorduk” diye konuştu.
Kilit parti gözüyle bakılan Kulanu da Filistin’le bir barış anlaşması yapılması halinde İsrail’in 1967’den bu yana işgal altında tuttuğu Batı Şeria’daki yerleşim yerlerinin Tel Aviv hükümetinin kontrolünde olmasını şart koşuyor.
Siyonist Blok’sa iki devletli çözümden yana. Önceliklerinin İsrail’in güvenliğinin de gözetilerek İsrail- Filistin sorunun çözümü olduğunu söyleyen Siyonist Blok, olası bir barış anlaşması için çerçevesini şöyle çizdi: “Anlaşma, ılımlı Araplar ve uluslararası toplumun desteğiyle tasarlanmalı ve şu ilkeler üzerine kurulmalı: Filistin devleti silahsızlandırılmalı; Batı Şeria’daki yerleşim yerleri İsrail egemenliğinde kalmalı; Kudüs güçlendirilerek İsrail’in ebedi başkenti olmalı.”
Ancak hiçbir İsrailli siyasetçi Filistin konusunda Avigdor Lieberman’ın önüne geçmeyi başaramadı. İsrail’e destek veren Arapların, her şeye sahip olabileceğini söyleyen Lieberman, “Bize karşı olanlar, onlar için bir şey yapılamaz. Baltayı kaldırıp kafalarını kesmeliyiz. Aksi halde burada hayatta kalamayız” dedi.
9. Seçim sonuçları Ortadoğu için neden önemli?
Sandıktan çıkacak sonuç İsrail’in Ortadoğu politikasının da yeniden şekillenmesine neden olabilir.
Netanyahu liderliğindeki İsrail, Filistin’le sürdürülen barış müzakerelerini askıya aldı. P5+1 ülkeleri ile İran arasındaki nükleer müzakereleri sert şekilde eleştirdi. ABD’yle yıllardır süre gelen iyi ilişkileri de sarsıldı.
Siyonist Blok, başta İsrail-Filistin ilişkileri olmak üzere dış politika konularında Netanyahu ve Likud’la farklı çizgilerde. Tel Aviv-Washington ilişkilerinin iyileştirilmesi gerektiğini söyleyen Siyonist Blok’un liderlerinden Livni, Filistin’le askıya alınan barış müzakerelerinin yeniden başlatılması gerektiğini savunuyor.
Livni ve Netanyahu İran konusundaysa temelde hemfikir. Her iki lider de İran’ın nükleer faaliyetlerinin durdurulması görüşünde. Ancak Livni’ye göre bunun için uluslararası toplumla işbirliği yapılmalı ve ABD’yle yeniden temasa geçilmeli.