Küresel çapta ekonomik, siyasi, toplumsal uzlaşısızlıklara, adaletsizliklere uzanan sorunlarla boğuşup dururken geçen hafta New York’ta BM Genel Kurulu toplantıları vardı. Pek çok ülkeden liderler her yıl olduğu gibi BM kürsüsünden barışcıl, adil dünya düzeni için birbirlerine parmak sallayıp dersler verip durdu. Ancak barıştan dayanışmaya iklimden göç konusuna kapsamlı işbirliği bekleyen sorun başlıkları havada asılı kaldı.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in iklim krizine yönelik “İnsanlık cehennemin kapılarını açtı” ifadesi bile yeterli ilgiyi çekemedi… Zirvede hemen herkesin gündeminde BM’de reform çağrıları ilk sıradaydı. Ama nasıl bir reform derseniz, orası ayrı tartışma. Özellikle BM Güvenlik Konseyi’nin ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin’den oluşan beş daimi temsilcisinin veto hakkı konusu gündemde. Son dönemde özellikle Rusya ve Çin’e karşı Batı blokunun baskısı ortada. “Çok kutuplu dünya” söylemleri arasında yeni bloklaşmalarla birlikte hesaplaşma BM’ye de daha görünür şekilde kayıyor gibi.