İbrahim Kahveci: Türkiye'nin gerileyen zeka sorunu

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Prof. Ufuk Akçiğit açıkladığında ben de öğrendim: Türkiye’de kamunun eğitime ayırdığı pay oldukça gerilerde. Lakin ailelerin eğitime ayırdığı pay ise ilk sıralarda yer alıyor.

Bunun anlamı ne?

Kamunun eğitim kalitesine güven çok düşmüştür… Aileler evlatlarının iyi bir gelecek elde etmesi için aile bütçesinden çocuklarının eğitimi için çok para harcamaktadır. (Özel eğitim)

Bu durum bizi nereye taşıyor?

İyi bir geliri olan ailenin evladı ile iyi geliri olmayan ailelerin evlatları hayata haksız rekabetle hazırlanıyor. Örnek verelim: Ülkede ortalama zeka seviyesini 100 kabul edelim. 1. çocuk ailesinin yüksek eğitim harcaması ile 90 zeka seviyesi ile iyi bir okul okuyor. 2. çocuk ise 110 zeka seviyesi ile ilk çocuğun çok daha gerisinde bir okul okuyor.

Girdi açısından zeka seviyesi ile çıktı açısından zeka seviyesi oldukça uyumsuz sonuçlar veriyor. Mesela doktor veya mühendis olması gereken çocuk Türkiye’nin 202 üniversitesinden sonuncu sıralardan mezun olup bir markette kasiyerlik yapıyor. Ama 1. çocuk ise ilk sıralardaki üniversiteden mezun olup kapağı kamuya atarak ülke yönetiminde söz sahibi oluyor.

Kısaca toplamda zeka kapasitemizi eksik kullanıyor ve zeka gerilemesi yaşıyoruz.

İbrahim Kahveci’nin yazısı