Uzun ve mutlu yaşayan insanların iki ortak özelliği

Daha uzun ve mutlu bir yaşam sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz başta olmak üzere birçok davranışla ilişkilendirilse de kişiliklerin de bunda rol oynadığı tartışılıyor.

Fotoğraf: Pexels

Uzun ömürle ilgili en popüler kitaplardan biri olan ‘İkigai: Uzun ve mutlu bir yaşamın Japon sırrı’, Japonya da dahil olmak üzere dünyanın en uzun ömürlü insanlarından bazılarının yaşadığı ‘mavi bölgeler’i vurguluyor.

Héctor García ve Francesc Miralles tarafından yazılan kitap, uzun ve sağlıklı bir yaşamı etkileyen şeylerin fiziksel olarak yaptıklarınızla sınırlı olmadığını tartışıyor.

Kitapta atıfta bulunulan 2012 tarihli bir araştırmaya göre, 100 yaşında veya buna yakın insanlar, yaşam sürelerini uzatmaya yardımcı olabilecek benzer kişilik özelliklerine sahip.

Uzun yaşayan insanların ortak gibi görünen iki özelliği şu şekilde:

Olumlu bir tutum

Huzur ve mutluluğa öncelik vermenin ruh sağlığı üzerindeki faydalarını biliyoruz ancak belki de daha uzun yaşamanıza yardımcı olabilir.

Çalışmanın ortak yazarlarından biri olan Dr. Nil Barzilai, ABC News’e verdiği demeçte, uzun ömür araştırmasındaki asırlık kişilerin çoğunun olumlu tutumlara sahip olduğunu söyledi. Bu kişiler başkaları tarafından şu şekilde anılabilirler: “İyimser, kolay ve kesintisiz ilerleme, dışa dönük”

Araştırmaya göre bu insanlar ‘gülmeyi hayatlarının önemli bir parçası’ olarak görüyorlar. 98 yaşındaki Larry Janisse, her zaman şaka yapmak için zaman bulduğunu söylüyor: “Hayatınızda bir şekilde gülmek zorundasınız.”

Yüksek derecede duygusal farkındalık

Araştırmaya göre duygusal olarak farkında olmak da uzun ömürlü insanlar arasında ortak nokta. Bu, duygularını bastırmadıkları ve etraflarındakilere nasıl hissettiklerini aktardıkları anlamına geliyor.

Duygularınızı sağlıklı bir şekilde ifade etmek ilişkilere fayda sağlayabilir. Daha iyi bir arkadaş olmak için verdiğiniz değer ve sorunları çözme isteği artan mutluluk ve uzun ömürle ilişkilendirilmiştir.

Barzilai, bu iki özelliğin uzun ömürlü insanlar arasında en çok göze çarpan özellikler olduğunu söylese de bunların insanların ömrüne gerçekten katkıda bulunup bulunmadığını belirlemek için daha fazla araştırma yapılması gerektiğinin altını çiziyor.