MESUDE ERŞAN
@mesudersan
mesudeersan@diken.com.tr
Çığ gibi büyüyen diyabet ve obezitenin birlikte görülmesine ‘diyabezite’ deniyor. Küresel bir salgına dönüşen diyabezite, başka hastalıklara ve ölümlere yol açıyor. Tüm dünya ve Türkiye’de diyabetteki artıştan, obezite sorumlu tutuluyor.

Dünyada 650 milyon, Türkiye’de yaklaşık 18 milyon obeziteli birey bulunuyor. Halk sağlığı sorununa dönüşen diyabetse, vücutta insülinin üretilmediği, az üretildiği veya üretilen insülinin etkili bir şekilde kullanılamadığı durumlarda ortaya çıkan, kan şekeri yüksekliğiyle seyreden kronik bir hastalık. Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF), dünyada 382 milyon yetişkinin diyabet hastası olduğunu tahmin ediyor. 2035’e kadar bu rakamın 592 milyonu bulması bekleniyor. Yine IDF Türkiye’de 20-79 yaş aralığında yaklaşık 7 milyon diyabet hastası olduğunu ve bu rakamın toplam yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 15’ine denk geldiğini gösteriyor. Ancak hastaların neredeyse yarısı henüz tanı bile almamış. Obezite ve diyabetle ilgili bu verilerle, diyabezitedeki artışın süreceğini tahmin etmek zor değil.
‘Önlenebilir ve geriye döndürülebilir’
Diyabezite, hafif kan şekeri dengesizliğinden, tip 2 diyabete kadar değişen metabolik dengesizlik ve hastalıklardan oluşuyor. Diyabezite aynı zamanda, kilolu olmadığı halde insülin direnci olan ve metabolizması obez gibi davrananlar için de kullanılıyor.
Obezite cerrahı Prof. Dr. Halil Coşkun, “Bu hastalıklar beslenme tercihlerimiz, hareketsizlik, günlük yaşantımızda toksinlere maruz kalmaktan kaynaklanıyor. Uygun yaşam tarzı seçimiyle büyük oranda önlenebilir. Çoğu zaman geri de döndürülebilir. Diyabet, obezite ve metabolik sendromun tümü de aynı tedaviyi gerektiriyor. Önemli olan bu yolda hızlı bir şekilde hareket etmek” dedi.
‘Karın çevresi yağlanması diyabet riskini artırıyor’
Beden kitle indeksi, obezite tanımı için yetmiyor. Uzmanlar başka ölçüler de kullanıyor. Bel çevresi son yılların en çok üzerinde durulan verisi. Kadınlarda bel çevresinin 88, erkeklerdeyse 102 santimetreyi geçmesi artan riski işaret ediyor. Coşkun, “Araştırmalar, pek çok obezite cerrahının ve diğer tıbbi uzmanların başından beri kuşkulandığı durumu doğruluyor. Karın bölgesinde fazla yağ bulunması, karaciğerdeki yağı artırarak insülin direncine yol açıyor. Özellikle karın bölgesinde fazla kilonun bulunmasıyla diyabetik olma arasında güçlü bir bağ var” diye konuştu.
Obezite cerrahisi seçeneklerinin tip 2 diyabetle, kalp hastalığı, yüksek tansiyon ve uyku apnesi gibi sorunların iyileşmesinde etkili olduğunu belirten Coşkun, “Obezite ameliyatı geçiren hastaların yüzde 90’ında tip iki diyabette iyileşme görüldü. Binlerce hasta da aynı zamanda diyabet ilaçlarını azalttı ya da tamamen bıraktı” dedi.
Yine araştırmalara göre, cerrahiden sonra eklem hastalıkları, astım ve infertelite (kısırlık) ya tamamen iyileşiyor ya da ciddi ölçüde düzeliyor. Morbit obeziteye bağlı ölüm riski, obezite veya metabolik cerrahinin kullanılmasıyla yüzde 89 azalıyor.
Sağlık Bakanlığı’nın Obezite ve Metabolik Cerrahi Klinik Protokolü obezite cerrahisi için uygun hasta ve yöntemleri tanımlıyor.