Kılıçdaroğlu: Dükkanı yıkılan insanın faiz borçlarının mutlaka silinmesi lazım

Millet ittifakının cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, “Kısa vadede esnafın, sanayicinin, tüccarın, evi, dükkânı yıkılan insanın faiz borçlarının mutlaka silinmesi lazım” dedi.

Görsel: Twitter

Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından dördüncü kez deprem bölgesine gitti.

Dün Malatya’ya giden Kılıçdaroğlu geceyi ise Kahramanmaraş’da bir çadırda geçirdi. Kılıçdaroğlu, bugün şehrin ilçelerini ziyaret ederek depremzedelerin sorunlarını dinledi. 

Kılıçdaroğlu’na kurmaylarının yanısıra Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen eşlik etti.  

Bir çadırda kentin sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, esnaf, ticaret, sanayi ve ziraat odalarının temsilcileriyle de bir araya gelen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

*Pek çok sorun aktardılar bize. Düşündüklerimizi, sorunun nasıl aşılacağı konusunda düşüncelerimizi kendileriyle paylaştık.

*Kısa vadeli, orta vadeli ve uzun vadeli programların mutlaka yapılması ve kamuoyuyla paylaşılması lazım. Kısa vadede esnafın, sanayicinin, tüccarın, evi, dükkânı yıkılan insanın faiz borçlarının mutlaka silinmesi lazım. Bunu kendilerine aktardık. Kredi borçlarını ise onların kaldırabilecekleri bir zaman dilimine göre ayarlanması ve taksitlendirilmesi lazım.

*En önemli sorunlardan birisi de nitelikli eleman sorunu. Çok sayıda insan Malatya’yı, Hatay’ı terk ettiği gibi Kahramanmaraş’ı da terk etmiş durumda. Bunlar büyük ölçüde Kahramanmaraş’ın dışındalar. Çocuklarını da bunlar okula verdiler ve nitelikli personel, usta, mühendis gibi olmadığı için fabrikalar verimli çalışamıyor, bazı fabrikalar hiç çalışamıyor.

*Dolayısıyla nitelikli personelin fabrikaya, iş başına dönmesi ve çalışması için de belli teşviklerin getirilmesi gerektiği ifade edildi. Bir sanayici ‘bir maaşı biz verelim, en azından belli bir süre içinde bir maaş da devlet versin’ diye ifade etti. Bu yapılabilirse insanlar gelip iş başı yapabilirler, biz onlara konteyner imkânı sağlayabiliriz, burada çalışabilirler diye ifade ettiler. Ben de bunu dillendireceğimi, kamuoyuna yansıtacağımı ifade ettim.

*Çiftçilerin sorunları var. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız bir protokol yaptı, burada esnaf ve çiftçilerle ilgili. Burada belli düzenlemeler olacak. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız kendilerini destekleyecek protokol çerçevesinde.

*Ankara’ya gelecekler, belli imkanlar sağlanacak, herhangi bir kira alınmayacak. Gübre, yem desteği verilecek. Bütün bunların tamamını yapacağız. Ankara Büyükşehir’in Kahramanmaraş’a verdiği desteği İstanbul, Muğla, Aydın gibi büyük belediyelerimiz de diğer sorumlu oldukları kentlere aynı desteği verecekler.

*İşin özü şu, devleti yönetenler kısa vadede ne yapacaklarını açıklasınlar, orta vadede ne yapacaklarını açıklasınlar, uzun vadede ne yapacaklarını açıklasınlar. Devlet dediğiniz kurum liyakatle yönetilir. Devlet dediğiniz kurum, bir riskle, tehlike ile karşı karşıya kaldığında neyi, nasıl yapacağını, hangi vadede yapacağını oturup topluma ifade eder.

*Kendilerine, sanayici arkadaşlara sordum, acaba değişik alanlardan Hazine, Maliye, Bayındırlık, Planlama’dan bürokratlar gelip de sizinle konuştular mı? Var olan sorunlarını için size bir proje sundular mı? Bunun yapılabilirliği konusunda sizi tatmin edip etmediği konusunda bir çalışma yaptılar mı diye… Yok arkadaşlar, yok. Devlet yönetimi ciddiyet ister. Günübirlik kararlarla devlet yönetilmez. Bu anlayış sorunları çözmez, var olan sorunları çok daha büyük yeni sorunlar ekler. Türkiye’nin iyi yönetilmesi lazım.