1939’da 30 binden fazla insanın yaşamını yitirdiği 7.9 şiddetindeki Erzincan depreminden ders almadı Türkiye… Ve o depremden 60 yıl sonra, 1998’de Adana-Ceyhan’da yaşanan, ardından 1999’da Marmara Bölgesi’ne büyük darbe vurarak binlerce kişinin ölümüne yol açan büyük depremden de hiçbir uyarı alınmadı… Oysa Erzincan sonrası bir tarafa; Marmara depreminin ardından Türkiye’nin her köşesinde son 23 yılda da onlarca büyük deprem oldu…
Malatya ve Elazığ depremleri, en son İzmir’deki büyük sarsıntının acıları ise henüz taze… Türkiye’deki yıkıcı deprem tarihinin şu kısacık özeti bile 81 milyonluk bir ülke için müthiş uyarılar içermeli…
Ve bu uyarıları yapanlar, yani bir avuç jeolog, deprem uzmanı, 20 yılı aşkın süredir belediyeleri, devleti ve milleti uyarmak için adeta çığlıklar atıyor…
Oysa ihmal-rant-gaflet-ihanet ağının tam ortasında, belediye-müteahhit iş birliğinin rüşvet çarkı bir yana, denetimsizlik rezaleti de yüzlerce ders vermesine rağmen, deprem toplanma alanlarının imara açıldığı ve bu sırada da kentsel dönüşüm adı altında ranttan başka bir işe yaramayan sinsi ticaret anlayışına teslim edildi Türkiye…
İşte çevresindeki 10 ilde büyük sarsıntıya yol açan, hatta Suriye’den Lübnan’a oradan Mısır’a kadar yüzlerce kişinin ölümüne yol açan Maraş depreminin Anadolu topraklarında adım adım gelişini haber veren dehşet verici uyarılar bile ne yazık ki haftalardır göz ardı edilmiş…
Deprem bağıra bağıra, çığlık ata ata gelmiş ve kimse umursamamış maalesef!!!