CHP’nin böylesi önemli ulusal bir toplantıda, kendi dilinde konuşan Amerikalı bir fikir adamını uzaktan bağlantılı bir yöntemle ilk konuşmacı yapmasına önce bir anlam veremedim. Daha doğrusu bunu vahim bir iletişim hatası olarak gördüm. Kılıçdaroğlu’nun yukarıda can alıcı noktalarını aktardığım kapanış konuşmasından sonra ise bunun bir hata olmadığına, tam tersine bililtizam yapıldığına kanaat getirdim. Jeremy Rifkin moda tabiriyle “çevreci” bir düşünür. Küresel ısınma ve çevre kirlenmesi ile mücadele ediyor. Dünya finansman kaynaklarının “çevreci” yatırımlara akmasını sağlıyor. CHP de dış kaynak ararken Rifkin’i başdanışman olarak işe alıp, vizyon toplantısının ilk konuşmacı yaparak, bu fonlara bir nevi “çevreyi koruma” teminatı vermiş oldu. Sayın Faik Öztrak da yaptığı konuşmada AB ilke ve kurallarına bağlı kalacaklarını ve AB’yi siyasetlerinin çıpası yaptıklarını beyan ve taahhüt etti. Açıkça görülüyor ki; CHP’nin (Altılı Masa?) gündeminde “dış finansman sağlama” birinci önceliktir. Rahat bir nefes alın. Endişeye mahal yok. Dövizsiz kalmayacağız.