Güven Gürkan Öztan: Amaç önce AKP içini sonra da cumhur ittifakını konsolide etmekti

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Erdoğan “Türkiye Yüzyılı” adını verdikleri “vizyon belgesini” açıkladığı salonda aslında seçim startını vermiş oldu. Salonun tüm şaşaasına, görsel yığınağa, hazırlanan videolara, muhalif gazetecileri davet eden pi-ar faaliyetlerine rağmen kamuoyunda beklenti yüksek değildi. Erdoğan da bu zamana kadar söylediğinden farklı bir şey söylemedi. “O zaman bu tantana neden organize edildi?” diye sorabilirsiniz. Amaç önce AKP içini sonra da Cumhur İttifakı’nı konsolide etmekti. “AKP’den başka milletvekilleri de istifa edebilir” söylentisinin kulislerde bir türlü sona ermediği, MHP’lilerle AKP’lilerin yer yer itiştiği, BBP’nin kendisine verilenle memnun olmadığı ortadayken, böylesine bir gövde gösterisine Erdoğan’ın ihtiyacı vardı. Nitekim eski bakanların neredeyse tam kadro salonda olması, Erdoğan’ın kürsüde Bahçeli ve Destici ile fotoğraf vermesi “Cumhur İttifakı’nda her şey yolunda” izlenimi vermek için tasarlanmıştı.

Erdoğan’ın, “metal yorgunluğu” devam eden parti örgütüne ve heyecanı azalmış ittifak ortaklarına sunacağı yeni bir politik hat, yeni hedefler ve yeni vaatler gerekliydi. Ancak Erdoğan “Karşımda şu an Kızıl Elma’yı görüyorum, öbür tarafta Gökbey’i görüyorum” diyerek hamasi bir güzellemeyle yetindi. Ötesi zaten mümkün değildi. Zira İslamcı siyaset “doğal sınırlarına” dayandı; en gerici unsurlara verilen tavizler ve MHP-BBP ortaklığı neticesinde, Necip Fazılcılık ile Fesli Kadircilik arasında bir yerde sıkıştı kaldı. Bu yüzden AKP sözcüleri dönüp dönüp İslamcılığın en vasat argümanlarını sıralamanın ötesine geçemiyorlar.

Güven Gürkan Öztan’ın yazısı