Esfender Korkmaz: Tartışılmayan üç risk

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

1.Cari Açığın Finansmanında Kara Para Riski… 

Merkez Bankası Ocak-Ağustos ödemeler bilançosuna göre 8 ayda cari açık 39,7 milyar dolar oldu. Aynı bilançoda nereden geldiği bilinmeyen 28,3 milyar dolar net hata ve noksan var. Yani cari açığın yüzde 71,3’ü bu net hata ve noksan kalemi ile finanse edilmiş. Bu duruma oh ne iyi mi dememiz gerekiyor?

2.Şirket ve bankaların fiktif kârlarından vergi alınıyor…

Türkiye’de vergi usul kanunu 298. maddesi, enflasyon düzeltmesini içeriyor. Ne var ki; bu madde 7352 sayılı kanunla askıya alındı. Ayrıca bazı idari kararlarla enflasyon muhasebesi uygulanmıyor. Bu nedenle şirketler reel gelirleri üzerinden değil, enflasyon tarafından şişirilmiş fiktif gelirleri üzerinden vergi veriyorlar. Ayrıca şirketler ayni sermayelerini cari değere göre düzeltirlerse yine kâr etmiş gibi vergi ödüyorlar.

3.Bankaların ve özel sektörün dış borç maliyeti arttı…

Merkez Bankası’na göre Bankalar bir yıl içinde 55 milyar dolar, özel sektör ise 62,3 milyar dolar ödeyecek. TL değeri yüzde 46 oranında daha düşük değerdedir. Buna neden siyasi iktidarın tek haneli faiz sloganıdır. Hükümetin yanlışlarını bankalar ve özel sektör çekiyor. TL değer kaybettikçe dış borçların TL cinsinden maliyeti artıyor ve iflas riski oluşuyor.

Esfender Korkmaz’ın yazısı