Bugün Dünya Osteoporoz Günü: Yılda 8,9 milyondan fazla kırığa yol açıyor

Kırık riski yüksek milyonlarca insan osteoporozundan habersiz yaşıyor ve yaşlanıyor. Çok yaygın olduğu için ‘sessiz epidemi‘ denen osteoporozun, dünyada yılda 8,9 milyondan fazla kırığa yol açtığı hesaplanıyor.

Fotoğraf: AA

Araştırmalara göre kırığı olanların bile yaklaşık yüzde 80’inin osteoporozu teşhis ve tedavi edilmiyor. ‘Gözenekleri artmış kemik‘ anlamına gelen osteoporozda kemik inceliyor, yoğunluğu azalıyor, gücünü kaybediyor ve kalitesi de azalıyor.

Kemikleri kırana kadar sessiz ilerliyor

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi ve Türk Geriatri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yeşim Gökçe Kutsal  osteoporozun çok seyrek olarak zamanında teşhis edildiğini ve yeterince tedavi edildiğini söyledi: “Osteoporoz sinsi, kemiklerin sessiz hırsızı. Çünkü çoğu insan basit bir düşme veya çarpma (kırılganlık kırığı olarak bilinir) sonrasında bir kemiği kırılıncaya kadar kendisinde bu tür bir sorun olduğunu bilmez” dedi.

Osteoporozla ilişkili kırıklar en sık kalça, omurga ve el bileğinde görülüyor. Kalça ve omurga kırıklarındaki artış yaşlanmayla birlikte hem kadın ve hem de erkeklerde dikkati çekiyor. Kaygı verenler omurga ve kalça kırıkları. Omurga kırıkları boyda kısalma, yoğun sırt ağrısı ve sırtta bozulma (kambur) dahil ciddi sorunlara neden olabiliyor. Kalça kırığı genellikle operasyon gerektiriyor ve bağımsızlık kaybına veya ölüme yol açabiliyor. Kutsal, “Bütün bunlara karşın hastalığın sosyo-ekonomik maliyeti, kırıkların hastaların yaşam kaliteleri ve bağımsızlıkları üzerindeki olumsuz etkisi yeterince dikkate alınmıyor” diye konuştu.

Uluslararası Osteoporoz Vakfı’nın verilerine göre, her üç kadından biri ve 50 yaş ve üstü her beş erkekten biri kalan yaşamlarında osteoporoz nedeniyle kırık yaşayacak. 2050’de kalça kırığı sıklığının kadınlarda yüzde 240, erkeklerde yüzde 310 oranında artacağı tahmin ediliyor. Her 3 saniyede bir osteoporotik kırık oluşuyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, dünya çapında yaklaşık 500 milyon kadın ve erkek osteoporozdan etkilenecek.

Alkol, sigara, zayıflık, hareketsizlik riski artırıyor

Bazı faktörler osteoporoz riskini artırıyor. Yoğun alkol, sigara kullanımı, düşük vücut ağırlığı, fiziksel açıdan hareketsiz kalmak, sık sık düşmek, D vitamini yetersizliği, yüksek miktarda tuz tüketimi riski artıran faktörlerin başında geliyor. Kutsal, duruma ilişkin şunları dedi: “Bunların yanı sıra bazı hastalıklar (diyabet, hiperparatiroidi, hipogonadal durumlar, romatoid artrit gibi) ve kullanılan bazı ilaçlar da (kortizon, antikoagülan ilaçlar, kanser kemoterapi ilaçları gibi) osteoporoza neden olabiliyor. Risk altındaki hastalar genellikle kemik sağlığını, kırık olasılığını belirlemek için taranmamakta ve kırık önleme konusunda eğitilmiyorlar. En önemlisi, kırıkları olan en yüksek riskli kadın ve erkeklerin çoğunluğu teşhis edilmiyor. Etkili, kurumsal onaylı tedavileri alamıyor. Uygun tedavi reçete edilenlerse uygulamıyorlar.”

Osteoporoz kırıklarını önemsemek için fazlasıyla neden var. Birkaçı şöyle:

* Omurga kırıkları sırt ağrısına, boyda kısalmaya, omurgada deformiteye, ağrı nedeniyle hareketsizliğe, istirahat süresinin uzamasına ve akciğer işlevlerinde azalmaya neden olabilir.

* 65 yaşında bir omurga kırığı olan kadınların gelecek 5 yıl içinde 1/4’ünde yeni bir omurga kırığı olasılığı var.

* Kalça kırığından sonra, hastaların yaklaşık yüzde 60’ı bir yıl sonra yardıma ihtiyaç duymakta ve yüzde 20’si için uzun süreli bakım gerekiyor.

* Kalça kırığı sonrası ilk yılda yüzde 20-24’e varan ölüm oranları görülüyor.

* Kalça kırığı olan hastaların yüzde 55’inden fazlasında daha önce geçirilmiş omurga  kırığı olduğuna dair kanıtlar var. Önceki bir kırık, herhangi bir yeni kırık riskini yüzde 86 artırabiliyor.

* Omurga kırıklarının sadece 1 3’ü klinik olarak dikkat çekiyor.

El bileğinizi kırdıysanız dikkat!

Vücut seviyesi altında kalan bir yükseklikten düşüldüğü halde el bileği kırılmışsa bu ‘düşük enerjili travma’ olması nedeniyle osteoporozun belirtisi olabiliyor. Risk altında olanların kemik sağlığının değerlendirilmesi için hekime başvurmasını öneren Kutsal, şu uyarılarda bulundu:

“Yaşlılığın yanı sıra risk faktörleri arasında kilo kaybı, düşük vücut kitle indeksi, bazı hastalıklar (diyabet, romatoid artrit gibi), aile öyküsü, kortizon ve diğer bazı ilaçların uzun süreli kullanımı önemli. Osteoporozunuz varsa, tanı konmazsa ve tedavi olmazsanız, yeni bir kırık gelişebilir. Sırt ağrısı, boy kaybı ve sırtta kambur oluşması omurga kırıklarının işareti olabilir.”

Sadece kadınlar değil, erkeklerin de kemik yoğunluğuna bakılmalı

* 65 yaş ve üzeri kadınlar ve 70 yaş ve üzeri erkekler.

* Risk profilleri göz önüne alınarak menopozdaki kadınlar ve 50-69 yaş arası erkekler.

* Erişkin dönemde kırık öyküsü olan menopozdaki kadınlar ve 50 yaş ve üzeri erkekler

Ölçümlerin kalite güvencesi uygulamalarını gerçekleştirmiş merkezlerdeki DXA (kemik dansitometre) cihazları ile yapılmasına ve ayrıca kontrollerdeki ölçümlerin mümkün olduğu kadar aynı cihazla sürdürülmesine dikkat edilmeli.  

Kemiklerinizi koruma altına alabilirsiniz

Osteoporoz tedavisinde ilaçlar yanında ilaç dışı tedaviler de kullanılıyor. Kutsal’ın verdiği bilgiye göre, ilaç tedavileri kalça kırığı riskini yüzde 40, omurga kırığı riskini yüzde 30-70 oranında azaltabiliyor. Bazı tedavilerin omurga dışı kırık riskini yüzde 30-40’a kadar azalttığı da gösterildi. Bugüne kadar yapılan önemli çalışmaların çoğunda, katılımcılara osteoporoz ilaçlarının yanı sıra uygun miktarda kalsiyum ve D vitamini verildiği de bildiriliyor. Dolayısıyla tedavide kalsiyumun ve D vitamininin önemli yeri var.

Tedavi dışında da yaşam tarzında bazı değişiklikler yapılmalı:

* Düzenli ağırlık taşıma ve kas güçlendirme egzersizlerinin yapılması yararlı. Kemikler de kaslar gibi, onları kullandığınızda güçlenir.

* Kemikler açısından sağlıklı, bilinçli, dengeli beslenme gereksinim duyulan tüm besin ögelerine yer verilmesi. Yeterli kalsiyum, protein ve D vitamini öneriliyor. Diyetlerinden yeterli kalsiyum alamayan veya güneşe maruz kalmayarak D vitamini alamayan insanlar, optimal kemik sağlığı için takviyelere ihtiyaç duyabilirler.

* Egzersiz tedavileri kişiye özel olarak planlanmalı. Genel olarak, çoğu birey için ağırlık taşıma ve direnç egzersizlerinin haftada üç-dört defa 30-40 dakika yapılması öneriliyor.

* Osteoporozu olanların egzersiz programına dengeyi ve duruşu iyileştirmeye yönelik egzersizler de eklenmeli. Düşme riskinin değerlendirilmesi sonrasında verilecek egzersizlerin yanı sıra, yaşanan evin ve çevresinin de düzenlenmesi, hasta için uyarlanması gerekir.

* Egzersizler hastanın durumuna ve yeteneklerine göre uyarlanmalıdır.

* Hedefe yönelik egzersiz, kırık sonrası rehabilitasyonda önemli bir rol oynar. Ağrıyı azaltmaya, fiziksel işlevi iyileştirmeye ve yaşam kalitesini iyileştirmeye yardımcı olur.

* Sigara içmemek ve aşırı alkol alımından kaçınmak kemik sağlığınızı koruyacaktır.

* Sağlıklı bir vücut ağırlığını korumak önemlidir ve 19’un altında vücut kitle indeksi, yani düşük kilolu olmak osteoporoz açısından önemli bir risk faktörü.