Ayça Söylemez: Soma ve Amasra'da madenci yakınlarının söyledikleri

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Sayıştay uyardı, TMMOB uyardı, Soma Katliamı’nın tek tutuklusu olan (yakınlarını kaybedenlerle görüşmekle suçlanıyor), ailelerin avukatı Selçuk Kozağaçlı uyardı: “Kader değil, kaza da değil. Kazanın teknik tanımına da aykırı. Kazanın bilimsel tanımı öngörülememesidir. Bu yüzden kaza denir. Fakat burada gayet öngörülebilir. Yani bu madende büyük bir ölümle sonuçlanabilecek felaket olacağını birçok insan biliyormuş ve konuşuyormuş.”

Soma’dan: “Her gün atleti kapkara geliyordu, atletle çalışıyorlarmış, öyle bile durulmuyor diyordu. Duvarlara el sürülmüyor ateş gibi, ‘Ocak çok ısındı çalışamıyoruz’ diyordu. İki haftadır eve sıcaktan baygın geliyordu. Ocağımız söndü.”

Amasra’dan: “Kardeşim demiş, 10-15 gün önce söylemiş, ‘Gaz kaçağı var patlatacaklar bizi burada’ demiş kardeşim.”

Yakınlarını kaybedenlerin söyledikleri arasındaki tek fark aradan 8 yıl geçmiş olması.

Soma ilçesinin 12 madenciyi toprağa vermiş olan Elmadere köyünde, köyü gören bir tepeye, ayrı bir mezarlık yapmışlardı. Mezarın başında çocuklar ve dedeleri vardı. Dede çocukları çağırdı, tel örgülerle çevrili mezarlığın kapısı önündeki su tankından su doldurttu çocuklara. Mezar başlarında da testiler vardı. Beni görünce “Yanarak gittiler kızım, susuz kalmasınlar” dedi. Daha kaç madenci yanacak?

Ayça Söylemez’in yazısı