İktidarın seçmen kitlesinin gözü yolsuzluklara kapalı bir ‘yığın’ olmadığı açık. Ahlaki duyarlılık hem tabanda hem de partide epeyce yoğun…
Dolayısıyla Meclis Komisyonu’ndaki AKP’li üyeler eğer dosyaları Anayasa Mahkemesi’ne göndermeme kararı verdilerse, bu onların yolsuzluk konusundaki ‘gevşeklikleri’ nedeniyle olmadı.
Ayrıca bu kişiler parti tabanındaki hassasiyeti de bilen siyasetçiler olarak, ‘gayrı siyasi’ de davranmadılar.
Basit bir şey yaptılar… Türkiye’nin sağduyusunu taşıyan ve meşruiyet zeminini oluşturan kitlenin bakışına ve kaygılarına sahip çıktılar.
Siyaset zaten bu tavrı gerektiriyordu.
Ama bu olayda adalet de o yöne işaret etti. Çünkü önlerindeki dosyaların ‘yolsuzluk’ kelimesinin içine sığmadığını ve arta kalan kısmın sorumluluğundan kaçılamayacağını gördüler.