Önümüzdeki süreçte, “Yüksek profilli siyasi nitelikli suikastlardan” tutun da, “ses getirecek, panik ve korku ortamı oluşturacak güçlü terör eylemleri”ne kadar her türlü pis tezgâha kalkışmak isteyenlerin olmayacağını kim söyleyebilir?
Daha “dakika 1, gol 1” misali Mersin saldırısının ardından, anında “İşte CHP’nin gazeteci kisvesi ile masum göstermeye çalıştığı terörist yapmış” diye, olayın üzerinden birkaç saat bile geçmeden “özenle hazırlanmış tek tip manşetler ve TV haberleri” böyle bir pis senaryonun bir parçası gibi görünüyor.
Öldürülen bir teröristin kimliğinin hemen ve hızla tespit edilmesi, bunun CHP ile irtibat veya iltisakının derhal kurulması, 2013 yılındaki “bu olayla bağlantısı tartışmalı” bir rapor üzerinden “faşizm karşısı cepheye bir gol atılmasının” hedeflendiği apaçık ortada.
Özetle, vatandaşların haliyle “Bunlar, bu seçimi yapsalar dahi sessiz sedasız geçmez ve olası bir iktidar devri, barış içinde olmayabilir” endişesine kapılması için maalesef somut emarelerdir bunlar.