Can Dündar: Şerif Kuaçi'yi yaratan politikalar sadece Fransa'nın değil, yerkürenin de kaderine hükmedecek

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Charlie Hebdo baskınını yaptıktan sonra öldürülen Şerif Kuaçi’nin komşusu, onu “Sessiz, sakin, kibar, inançlı biri” olarak tanımlıyor. BBC’deki röportajında, “Dost canlısıydı. Engellilere yardım ederdi. Sakin bir hayat sürüyordu” diyor ve ekliyor:  “…meğer teröristmiş.”

Şerif’in tutuklandığı 2005 yılında Paris yanıyordu. Polisten kaçan iki göçmenin bir elektrik trafosunda can vermesi üzerine başlayan isyan, dalga dalga ülkeye yayılmış ve bir ay süren, büyük bir ayaklanmaya dönüşmüştü.

Sarkozy, o zaman İçişleri Bakanı’ydı ve sosyal sorunları şiddetle bastırabileceğini sanan her cahil politikacı gibi, isyancılara ‘racaille’ (çapulcu) damgası vurup üzerlerine polis sürdü. Olağanüstü hal ilan etti, bazı bölgelerde sokağa çıkma yasağı koydu, kitlesel tutuklamalara girişti. Hapishaneler bir anda dolduruldu.

Şerif, radikalizm okuluna dönüşen o hapishanelerden yetişti.

…“Meğer teröristmiş” diyenler, ‘Öldürdük bitti’ zannedenler, onun yetiştiği bataklığa gözünü çevirene, o bataklığı kurutmak için çözüm üretene ve içerde/dışarda şiddet politikalarını terk edene kadar Şerif’ler, sadece Fransa’nın değil, yerkürenin de kaderine hükmetmeye devam edecek.

Can Dündar’ın yazısı