Ancak hemen belirtmek gerekiyor ki birlikte yaşamanın önündeki engel sadece AK Parti değil. Maalesef bu ülkenin Ortodoks ve ulusalcı solcuları da, merdiven altı İslamcıları da demokratik değerlerden asla hazzetmiyorlar.
Değişim için tarihi bir dönemin arafesinde olduğumuz şu günlerde çok önemli bir fırsat yakalayan 6’lı masayı dağıtmak için sadece Cumhur İttifakı değil, ulusalcı solcular da çok ciddi bir mücadele veriyorlar. Eğer komplo teorilerine inansaydım, Ortodoks ve ulusalcı solun Cumhur İttifakı’nın seçimi kazanması için gizli anlaşma yaptıklarını rahatlıkla söyleyebilirdim. Ama tabii ki öyle bir şey yok…
Aslında, CHP’nin etrafında kaçak gecekondular kuran ulusalcı solcuların bütün endişesi, Türkiye’nin normalleşmesi ve demokratikleşmesidir. Genleri despotik kodlara ayarlı olduğu için, Türk demokrasisinin geleceği açısından çok değerli bir model oluşturan 6’lı masaya ateş etmeyi Atatürkçülük adına bir görev olarak görüyorlar. Bu yüzden de bir türlü 21. Yüzyıla gelemiyorlar. Bir bakıma “tek parti CHP”sine iman tazeliyorlar da diyebiliriz. Bunun için de bilerek ya da bilmeyerek Cumhur İttifakı’nın başarısı için çalışıyorlar. Özellik sol muhalif medyada konuşlanan belli isimler, bıkmak bilmeyen bir intikam duygusuyla bir yandan dindar-muhafazakar kesimlere ateş ediyorlar, bir yandan da CHP’nin içindeki isimleri hedefe koyarak başka bir itibarsızlaştırma kampanyası yürütüyorlar.